İran Ulusal Güvenlik Konseyi'nin yetkilisi Muhsin Rızai, ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndaki varlığına ve İran'ın hak taleplerine yönelik sunduğu yanıtı, ‘ikna edici’ olarak değerlendirmediğini açıkça belirtti. Bu durum, bölgedeki hassas dengelerin daha da karmaşıklaşmasına işaret ediyor. Rızai’nin vurguladığı temel nokta, İran’ın Hürmüz Boğazı’nda istediği pozisyona ulaşabilmesi için ABD’nin, İran’ın ileri sürdüğü yedi maddelik şartnameye tam olarak uyum sağlaması gerektiğidir. Bu şartlar, sadece bir dizi prosedürün değil, İran’ın güvenlik çıkarlarını da kapsayan kapsamlı bir anlaşmanın temelini oluşturuyor.

Şu an için, Katar, bu gerilimi azaltma ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlama konusunda önemli bir arabulucu rolü üstleniyor. Katarlı temsilciler, hem Tahran’da hem de Doha’da yoğun görüşmelerde bulunarak, tarafları bir araya getirmeye çalışıyor. Ancak, bu diplomatik çabaların sonuç alıp alamayacağı, ABD’nin İran’ın taleplerini ne kadar ciddiye alacağını belirleyecektir. 30 Ekim’de Tahran’da gerçekleşen ilk temaslar ve ardından Doha’daki iki günlük görüşmeler, henüz net bir ilerleme kaydetmemiştir.

İran Dışişleri Bakanı Erakçi’nin açıklamaları, durumun ciddiyetini daha da vurgulamaktadır. Erakçi, İran’ın ABD’ye yönelik endişelerini dile getirerek, ‘şartlarımızı ve planlarımızı sunduk’ ifadesini kullanmış ve ABD’nin siyasi yaklaşımının, diplomasiye mi yoksa askeri müdahaleye mi yönelik olduğunu belirlemeye çalıştığını belirtmiştir. Eğer ABD askeri bir çözüm arayışına girerse, İran’ın buna karşılık vereceği tepkinin, geçmişteki olaylardan daha yıkıcı olabileceği uyarısında bulunmuştur. Hürmüz Boğazı’nın açılması, İran’ın şartlarının kabul edilmesiyle doğrudan ilişkilidir; bu da ABD’nin İran’ın taleplerine duyarlılığını göstergesi olacaktır.

İranlı yetkililer, ABD’nin İran’ın ileri sürdüğü 7 maddelik şartnameyi yerine getirilene kadar herhangi bir yeni gelişme veya adımın olmayacağını açıkça ifade etmiştir. Ayrıca, Katarlı bir heyetin dün akşam İran’a giderek ABD’nin önerisini Tahran yönetimiyle paylaştığı bilgisi, arabuluculuk çabalarının devam ettiğini ve gerilimin tırmanma potansiyelini de gözler önüne seriyor.