Gazeteci Fatih Altaylı, AHBAP Derneği'ndeki son gelişmelerin ardından, uzun zamandır dile getirdiği endişeleri daha da net bir dille ifade etti. Haluk Levent'in gözaltına alınmasının ardından yazısında, geçmişte dile getirdiği uyarıların haklı olduğunu kabul etmemek, hatta tam tersi, bu durumun kendisine uyum sağlamak istemesiyle yaşananları değerlendirdi. Altaylı, bu durumun, derneğin güvenilirliği ve şeffaflığı konusundaki uzun süredir devam eden şüphelerini gözler önüne serdi.
Altaylı, Levent'e yönelik geçmiş uyarılarını hatırlatarak, “Deniz Göktaş’ın bana attığı o ironik sözleri hatırlıyorum: ‘Dememiş miydim Emre!’’ Ama bazen, haklı çıkmak yerine, haklı çıkmamak, doğruyu bilmekten ziyade yanlışmış olmak, daha rahatlatıcı bir durumdur. Bu kez dileğim de yanılmış olmaktı,” diyerek, yaşananların kendisine uyduğuna dair hissini vurguladı. Özellikle, Levent'in kumar bağımlılığı konusunda yaşadığı zorlukları ve bu zorlukların AHBAP Derneği'nin imajı üzerindeki etkisini eleştirirken, derneğin mali yapısındaki şeffaflık konusundaki endişelerini dile getirdi.
Gazeteci, Levent'e yönelik ilk uyarıyı yaptığı dönemde, derneğe yapılan bağışların kamuoyuna açıkça paylaşılması ve düzenli denetimlerin yapılması gerektiğini vurgulamıştı. Bu konudaki taleplerini sürdürerek, derneğin internet sitesinde bağımsız denetim raporlarının bulunmaması durumunu eleştirerek, “Derneğin internet sitesinde denetleme ve mali durumla ilgili hiçbir bilgi yok. Bu denetim raporlarını bizimle, sana bağış yapan milyonlarla paylaş,” dediğini hatırlattı. Bu yaklaşımın, derneğin güvenilirliğini zedeleyebileceğini ve kamuoyunda oluşan şüpheleri artırabileceğini savundu. Altaylı, Levent'in derneğe yaptığı vaatleri yerine getirmemesinin, derneğin itibarını olumsuz etkileyeceğini vurguladı.
Altaylı, Levent'in iç dünyasını “Dr. Jekyll-Mr. Hyde” çatışması olarak tanımlayarak, iyi niyetli ve yardımsever bir insan olarak görünen Levent'in, aynı zamanda kumar bağımlılığıyla da mücadele ettiğini ve bu durumun derneğin güvenilirliği açısından ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti. Bu karmaşık tablo, Altaylı'nın Levent'e yönelik uzun süredir devam eden mesafesini ve endişesini daha da pekiştirdi. Şüphelerini gidermek için Levent'ten şeffaf bir şekilde bilgi talep etmesine rağmen, bu taleplerin yerine getirilmediğini ve bu durumun, kendisine derin bir hayal kırıklığına yol açtığını ifade etti.