Mahkeme salonunda şok etkisi yaratan bir gelişme yaşandı. Sanık Aksoy, iddianamenin suçlamaları destekleyecek somut deliller sunmadığını belirterek, savunmasını oturarak gerçekleştirmek zorunda kaldı. Bu durum, Adalet Sarayı’nda bir sağlık krizi anının yaşanmasına neden olmuş, sanığın hayatında ciddi bir dönüm noktası oluşturmuştu.
30 yıllık kamu hizmeti geçmişine sahip Aksoy, 2020 yılından itibaren İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yaptığını ve 300 bin dolarla ilgili iddiaların delillerle desteklenmediğini ısrarla vurgulamıştı. Duruşma sırasında sanığın sağlık durumu, heyet tarafından yakından takip edilmiş, durumu ciddiyetini koruyarak tedaviye başlanması için acil talep edilmişti. Sanığın savunması, yoğun fizik tedavi seansları sonrası ortaya çıkan ve hareket kabiliyetini önemli ölçüde kısıtlayan felç belirtileriyle birlikte sunulmuştu.
Oturarak savunma yapma zorunluluğu doğmuşken, Aksoy acı içinde yaşadığı bu süreçte yaşadığı zorlukları detaylı bir şekilde anlatmıştı. ‘4 ay önce geçirdiğim ameliyatın ardından sağ kolum ve bacağım felçli hale geldi. Şu anda çok zorlu fizik tedavi seansları görüyorum ve temel özbakım ihtiyaçlarını bile yerine getiremiyorum. En kısa sürede acil tıbbi müdahalede bulunulmazsa kalıcı bir sakatlıkla karşı karşıya kalacağım’ diyerek adalete yardım çağrısında bulunmuştu.
Aksoy’un yaşadığı bu fiziksel zorluklar, hukuki süreçlerin bireyler üzerindeki etkilerini bir kez daha gündeme getirmiş, adalet sisteminin erişilebilirliğinin önemini vurgulamıştı. Sanığın durumu, mahkeme heyeti tarafından ciddiyetle değerlendirilirken, sağlık raporlarının alınması ve gerekli tedavi sürecinin başlatılması için adli süreçler hızlandırılmıştı. Mega Ajans ve Rek. Tic. A.Ş.'nin telif hakları altında yayınlanan bu haber, adil yargılanma hakkının ne kadar değerli olduğunu ve adaletin tüm boyutlarda bireyleri kapsamasını gerektiğini hatırlatmaktadır.”} p>