İsrail'in en saygın askeri kurumlarından birinin iç işleyişine dair şok edici bir ifşa ortaya çıktı. Ayelet Kroizer, ‘Breaking the Silence’ adlı sivil toplum kuruluşunun yeni lideri olarak yaptığı açıklamada, geçmişte çalıştığı İsrail Ordu Sözcülüğü biriminin, Gazze Şeridi ve Batı Şeria'daki operasyonlar hakkında kamuoyuna sunduğu bilgilerin, gerçekleri çarpıtmak ve belirli bir propagandayı sürdürmek amacıyla kullanıldığını savundu. Kroizer, bu süreçte tanık olduğu manipülasyonların, sadece askeri operasyonların sunuluş biçimini değil, aynı zamanda masum Filistinli sivillerin ‘terörist’ olarak etiketlenmesine zemin hazırladığını da vurguladı.
Kroizer, geçmişte Ultra-Ortodoks Yahudi toplumunda yetiştiğini ve devlete olan bağlılığını korumak amacıyla orduya katıldığını dile getirirken, ‘Sessizliği Bozmak’ örgütünde görev yapma kararını da şaşkınlıkla paylaştı. Ancak, görev süresi boyunca Ordu Sözcülüğü'nün, kamuoyunu etkileme stratejilerini ilk elden deneyimlediğini ve bu stratejilerin, gerçekleri çarpıtmaya yönelik olduğunu fark ettiğini belirtti. ‘Sözcülerin gerçekliği kontrol etme ve manipüle etme biçimlerine tanık oldum,’ dedi Kroizer, ‘bu, bir halkla ilişkiler şirketi gibiydi, sorumlu bir kurum değil.’ Bu iddialar, İsrail'in savaş zamanındaki kamuoyu yönetimi ve propaganda stratejileri hakkında ciddi şüpheler uyandırdı.
<Kroizer’in açıklamaları, medyadaki bilgilerin nasıl şekillendirildiğini ve ‘terörist’ etiketi gibi kavramların, masum Filistinli siviller üzerinde nasıl kullanıldığını gözler önüne serdi. Özellikle, hayatını kaybedenlerin haberlerinin nasıl ‘tasarlanıp’ sunulduğu, ardından da otomatik olarak ‘olaya karışmayan sivillerin zarar görmesinden üzüntü duyuyoruz’ gibi standart ifadelerin eklenmesi, savaşın insani boyutuna dair çarpık bir algı yaratmak amacıyla yapılmış bir strateji olduğunu gösteriyordu. Kroizer, bu manipülasyonlara tanık olduktan sonra, haksızlığa karşı sessiz kalmayı beceremediğini ve bu nedenle ‘Sessizliği Bozmak’ örgütüne katılmasına karar verdiğini ifade etti. ‘Bu, halkla ilişkilerin haksızlığını yapmak zorunda olduğum bir durumdu,’ dedi.
Kroizer’in bu itirafı, İsrail’in Gazze’deki saldırılarla ilgili tutumuna da ışık tuttu. ‘Onlarca kişinin ölüm haberini tasarlamayı, ardından da otomatik olarak ‘olaya karışmayan sivillerin zarar görmesinden üzüntü duyuyoruz’ cümlesini eklemeyi öğrendim,’ diyerek, savaşın insanlık dışı yönlerini ve bunun kamuoyunda nasıl algılanmaya çalıştığını çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Kroizer’in çağrısı, ‘Eğer siz de savaş sırasında görev yaptıysanız, siz de susmayın,’ diyerek, benzer deneyimler yaşamış diğer askerleri de gerçekleri ortaya çıkarmaya teşvik ediyor. Bu olay, İsrail'in savaş stratejileri ve kamuoyu yönetimi üzerine yeni bir tartışma başlatırken, ‘Breaking the Silence’ de Kroizer’in açıklamalarını alıntılayarak, ‘İşgal hakkındaki gerçekleri haykırma zamanı geldi,’ diyerek, halkın bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürecek.