Bakansın Akın Gürlek, haksız ithamlarla yıpranmış olmasına rağmen, sosyal medyasından yaptığı duyuruyla önemli bir adım attı. Davadan elde ettiği 150 bin liralık maddi desteği, afetzedelere ve yardıma muhtaç insanlara yardım eli uzatan Türk Kızılay'ına bağışlamaya karar verdi. Bu bağış, sadece bir miktar paranın aktarılmasıyla sınırlı kalmayıp, bakanın Kızılay’a duyduğu güveni ve kurumun misyonuna verdiği önemi de gösteren anlamlı bir harekettir.

Gürlek, Kızılay’ın uzun yıllardır devam eden köklü geçmişini, gönüllü fedakarlığı ve acil durumlarda gösterdiği duyarlılıkla övdü. Kurumun, milletin en büyük yardımseverlik örneği olduğunu vurgulayarak, vatandaşları da benzer destekler vermeye teşvik etti. Bu desteklerin, ihtiyaç sahibi bireylerin yaşamlarında bir fark yaratacağına, umut ve iyileşme sürecine katkıda bulunacağına dair güçlü bir mesaj verdi.

Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz da Bakan Gürlek’in bağışını takdirle karşıladı. Yılmaz, Gürlek’e duyduğu güveni ve Kızılay’a olan desteğini dile getirerek, bu bağışın kurumun çalışmalarını daha da güçlendireceğine inanç belirtti. Yılmaz, milletin emaneti olan iyilik mirasını yaşatmaya devam edeceklerini, dayanışmanın ve merhametin daha nice gönüle ulaşmasını temennisinde bulundu.

Ancak bu olay, bakanın kişisel hayatıyla ilgili başka bir soruşturmaya da yol açtı. Bakansın eşine yönelik eylem planlaması yaptığı şüphesi üzerine iki kişi, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklandı. CİMER üzerinden yapılan ihbarla, bakanın eşi hakkında örgüt bağlantılı “ses getirecek bir eylem” hazırlığı olduğu tespit edildi. Operasyonlarda ruhsatsız silahlar ve önemli miktarda nakit para ele geçirildi. Bu durum, bakanlık bürokrasisinde ve kamuoyunda büyük bir yankı uyandırdı.