Marmara Denizi'nde son zamanlarda yaşanan art arda küçük sarsıntılar, uzmanlar arasında endişe yaratmaya devam ediyor. Jeoloji Profesörü Dr. Osman Bektaş, bu durumla ilgili çarpıcı değerlendirmelerde bulunarak, bölgedeki sismik aktivitenin iki farklı senaryo ile değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Bektaş, özellikle İstanbul'un deprem riski bağlamında dikkatli olunması gerektiğini savundu.
Sözcü TV’nin ‘Haber Bülteni’ programında Gülinay Selçuk’un sorularına yanıt veren Profesör Bektaş, Orta Marmara’da son dönemde kaydedilen 7-8 büyüklüğündeki mikro depremlere dikkat çekerek, bu hareketliliğin ya yavaş yavaş enerji boşaltma sürecinin bir sonucu olup olmadığını, ya da fay hattında biriken gerginliğin zamanla kendini dışarı vurma aşamasında olup olmadığını değerlendirmemiz gerektiğini ifade etti. Bektaş, bu iki olasılığın da aynı anda gerçekleşme ihtimalinin olduğunu vurguladı.
Uzman, önümüzdeki haftalık süreçte sismik aktivitenin yakından takip edilmesi gerektiğini belirterek, 3-3.2 büyüklüğündeki küçük sarsıntıların artışıyla birlikte, büyüklükleri 4-5’e ulaşan depremlerin dikkatli olunması gereken bir sinyal olabileceğini açıkladı. Silivri'de geçen yıl meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin, İstanbul'a doğru ilerleyen sismik enerjinin batıdaki 1912 depremiyle ilgili kırılma etkisini gösterdiğini ve Orta Marmara Çukuru'nda durduğunu hatırlatarak, beklenen büyük depremin 7,4’lük bir değerin altında olma olasılığının yüksek olduğunu söyledi.
Bektaş, son olarak İstanbul'un deprem tehlikesi konusunda her zaman tedbirli olunması gerektiğini, güncel deprem tehlikesi riskinin 7’nin altında olmasına rağmen, İstanbul’un 7’den büyük bir depreme karşı hazırlıklı olması gerektiğini vurgulayarak, bölgedeki sismik aktivitenin sürekli olarak izlenmesi ve olası risklerin önceden değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu durum, hem uzmanlar hem de bölge halkı için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.