Avrupa Birliği, İngiltere'nin Avrupa'ya dönüşüyle ilgili olarak dikkatli bir yaklaşım sergilemeye hazırlanıyor. Politico'nun kaynaklarına dayanan bilgilere göre, Birliğin, Londra'nın yeniden üyelik başvurusu durumunda, ülkenin özel ihtiyaçlarına göre uyarlanmış bir çerçeve sunabileceği düşünülüyor. Bu, özellikle Euro Bölgesi ve Schengen Bölgesi'ne katılım konusunda esneklik anlamına geliyor. Ancak, bu sürecin resmi bir şekilde başlamamış olması, Birliğin stratejisini henüz netleştirmesine engel oluyor.
Önceki dönemde İngiltere'nin, ortak para birimi olan Euro'yu kabul etmeden ve Schengen'in serbest dolaşım düzenlemelerine uyum sağlamadan AB üyesi olmasına olanak tanınmıştı. Birliğin, üyelik müzakerelerinde aday ülkelerin ‘benzersiz şartlarını’ dikkate alabileceği ve farklı senaryoları değerlendirebileceği vurgulanıyor. Bu yaklaşım, İngiltere'nin yeniden AB'ye katılımını kolaylaştırabilecek ve Birliğin, Brexit sonrası Avrupa'nın geleceği konusunda daha geniş bir perspektif sunmasına olanak tanıyabilir.
Kamuoyu araştırmaları, İngilizlerin Brexit kararının uzun vadede ne kadar doğru bir tercih olduğuna dair fikirlerini hala şekillendirmeye çalışırken, AB üyeliğine yönelik desteğin değişkenliğe açık olduğunu gösteriyor. YouGov'un son anketine göre, İngilizlerin yarısı (yüzde 55) Brexit'in hatalı bir karar olduğunu düşünürken, diğer yarısı (yüzde 34) ayrılık kararını haklı görüyor. Ancak, euronun kabul edilmesi ve Schengen'e katılımın zorunlu tutulması durumunda, AB üyeliğine verilen desteğin önemli ölçüde düşmesi bekleniyor.
Bu senaryoda, yeniden üyeliğe karşı çıkanların oranı yüzde 43'e yükselirken, AB'ye dönüşü destekleyenlerin oranı yüzde 35'e geriliyor. İngiltere'nin geçmişte Euro'yu kullanmaması ve Schengen'in pasaportsuz seyahat sistemine katılmaması, Birliğin bu konudaki esnekliğini göstermesi açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. İngiltere'nin Avrupa'ya dönüşü, Birliğin Brexit sonrası Avrupa'nın geleceği konusunda yeni bir denge arayışına dönüşebilir mi, görecek zaman gösterecek.