Mersin’in Akdeniz ilçesinde, 2007’nin kasım ayında yaşanan travmatik olay, adeta bir şehir için uzun yıllar boyunca sessiz bir kabustu. Bahçe Mahallesi’nde, 4537 Sokak üzerindeki bir kiracının evinde yapılan fare kontrolü sırasında ortaya çıkan, beton zemine gömülü buzdolabından çıkarılan ceset, kamuoyunda ‘Mumya Ceset’ olarak anılmaya başlandı. Bu trajik olay, sadece bir cinayeti değil, aynı zamanda adaletin gecikmesini ve faili meçhul kalmanın yarattığı belirsizliği de temsil ediyordu.
Olayın ilk izlenişi, ekiplerin beton zemini kırmasıyla ortaya çıktı. Buzdolabının içinde mumya olmuş halde bulunan erkek cesedi, otopsi raporlarına göre, kafatasında kırıklar ve kesici alet yaralanması sonucu hayatını kaybetmişti. Bahaddin Sefer’in kimliği, uzun yıllar boyunca çözüme kavuşturulamayan bir sır olarak kalmıştı. Ancak Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik başlattığı kapsamlı çalışmalar, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı yeniden açmasına ve Emniyet Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği’nin harekete geçmesine zemin hazırladı.
Soruşturmanın ilk aşamalarında, teknik ve fiziki takip çalışmaları sonucunda 30 Ekim sabahı Mersin merkezli olmak üzere Batman, İzmir, Aydın, Yozgat ve Sivas’ta 6 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda sıvacı Hikmet Ş., Hadi Y., Ahmet İ., Bektaş Ş., Özlem Ş. ve Ayşe E. gözaltına alındı. Şüphelilerin ifadeleri, cinayet gecesinin acı gerçeklerini gün yüzüne çıkarmaya başladı. İddiaya göre, Bahaddin Sefer ile birlikte alkol aldığı 3 arkadaşı, ‘namus meselesi’ gerekçesiyle cinayete karıştılar. Süleyman K., Sefer’in başına demir çubukla vururken, Hikmet Ş. ise boğazını keserek ölümüne neden oldu.
Cesedin, dondurucuya sığmaması üzerine şüpheliler, Sefer’in bacaklarını keserek cesedi dondurucuya yerleştirdiler. Olayın ardından, ceset evin avlusuna götürülüp betonla kapatıldı ve çevresi tuğlalarla örüldü. Buzdolabının sökülen kapağı da aynı gece Süleyman K. tarafından Yumuktepe Deresi’ne atıldı. Şüphelilerin, cinayetin ardından Bahaddin Sefer’e ait değerli eşyaları paylaştıkları ve ruhsatsız silahının bulundurarak kullanıldığı iddia edildi. Bu iddialar, cinayetin ardındaki motivasyonun sadece ‘namus meselesi’ olmadığını, aynı zamanda maddi çıkar ilişkilerini de ortaya koyuyordu. 19 yıllık soruşturmanın son bulması ve şüphelilerin adliyeye sevk edilmesi, Mersin halkı için umut ve adaletin zaferinin sembolü olacaktır.