İzmir’in tarihi dokusunda yer alan Basmane Çukuru, uzun süredir kamuoyu gündeminde tartışılan bir alan olmuştur. Şimdi ise Türkiye İşçi Partisi (TİP) İzmir İl Başkanı Orhan Kiper, TMSF tarafından gerçekleştirilen satış sürecine ve bu süreçte imzalanan protokolün gizli tutulmasına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Bu durum, kentin geleceği ve halkın hakları açısından ciddi endişeler uyandıran bir gelişmeydi.

Kiper, protokolün açıklanmasını ve kamuoyu önünde tartışılmasını talep ederek, “Bu alanın, İzmir’in geleceği açısından kritik bir öneme sahip olduğunu, özel çıkarların değil, kamusal menfaatlerin gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini” vurguladı. Özellikle, arazinin geçmişte kamusal amaçlarla kullanılmasına yönelik mücadelelerin ve hukuki süreçlerin, bu sürecin şeffaf ve hesap verebilir olması açısından önem taşıdığını belirterek, “Bu kentin kaynaklarının, rant arayışlarına değil, halkın ihtiyaçlarına hizmet edecek şekilde kullanılması gerektiği” dedi. Protokolün, Meclis üyelerinin bile içeriğini tam olarak bilmediği bir şekilde imzalandığı ve kamuoyundan gizli tutulduğu iddiası, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerine açık bir ihlal olarak değerlendirildi.

TİP, arazinin tamamının kamuya devredilmesi gerektiğine ve bu kararın, İzmir Büyükşehir Belediyesi, odalar ve çevre platformları gibi çeşitli paydaşlarla birlikte, halkın katılımıyla alınması gerektiğine dikkat çekti. Bu süreçte, arazinin kullanım amacının, kentin sosyal, kültürel ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde belirlenmesi gerektiği savunuldu. Özellikle, arazinin, kentin merkezinde yaşayanların kullanımına açık, kamusal bir alan olarak hizmet vermesi gerektiği vurgulandı. Bu yaklaşım, kent yaşamını zenginleştirecek, sosyal etkileşimi destekleyecek ve kentin kimliğine katkıda bulunacak bir planlama anlayışını hedefliyordu.