Hürmüz Boğazı'nda yaşananlar, uluslararası deniz ticaretinin güvenliğine yönelik endişeleri daha da derinleştirdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İslam Devrim Muhafızları'nın bir konteyner gemisine yönelik pervasız saldırısının ardından, İran’a karşı başlatılan üçüncü saldırı dalgasını duyurdu. Bu hamle, bölgedeki gerilimi tırmandıran ve potansiyel olarak geniş kapsamlı bir çatışma riskini artıran adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.
Operasyonun merkezinde, M/V GFS Galaxy isimli Kıbrıs bandıralı bir gemi yer aldı. İran güçlerinin bu gemiye yönelik gerçekleştirdiği saldırı, sivil bir mürettebatin kayıplarına neden olmuş ve gemide ciddi hasarlara yol açmıştır. Bu durum, ABD'nin İran'ın deniz yeteneklerine karşı koyma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Saldırının ardından, ABD’nin İran’a yönelik sert bir mesaj gönderdiği açıkça görülmektedir.
CENTCOM’dan yapılan açıklamalar, operasyonun ABD’nin ulusal güvenliği ve stratejik çıkarlarını koruma amacını taşıdığını vurguluyor. Operasyonda, hassas güdümlü mühimmatlarla yaklaşık 140 askeri hedef, kara ve deniz konuşlu savaş uçakları, insansız hava araçları ve savaş gemilerinden fırlatılan mühimmatlarla imha edilmiştir. 300’den fazla hedefin vurulması, İran’ın bölgedeki askeri kapasitesine yönelik önemli bir darbe olarak kabul ediliyor. Operasyonun, ABD Başkanı Donald Trump’ın talimatları doğrultusunda yürütüldüğü belirtiliyor.
Bu operasyon, aynı zamanda ABD’nin, Hürmüz Boğazı’ndan geçen ticari gemilere ve sivil denizcilere yönelik İran’ın saldırılarını engelleme taahhüdünü pekiştirmektedir. Mayıs başından beri 800’den fazla geminin güvenli geçişine destek sağlayan ABD ordusu, bu operasyonla İran’ın bu yeteneklerini zayıflatmayı hedeflemektedir. Bölgede deniz trafiğinin aksamaması ve petrol akışının güvenli bir şekilde devam etmesi, ABD'nin öncelikli hedeflerinden biri olarak karşımıza çıkmaktadır.