ABD Hazine'sinin finansman politikalarındaki en belirgin değişiklikler, piyasalarda faiz oranlarındaki yükselişin etkilerini azaltmak amacıyla değerlendiriliyor. Wall Street'in beklentisi, Hazine'nin 2024'ten itibaren borçlanma planında önemli bir ayrışma yaparak, uzun vadeli tahvil satışlarını azaltırken, kısa vadeli borçlanmaya daha fazla odaklanmasını içeriyor. Bu stratejik hamle, Hazine'nin finansman ihtiyacının büyük bölümünü Hazine bonoları ve kısa vadeli tahviller aracılığıyla karşılamasına olanak tanıyacak.
Citigroup'un analizlerine göre, Hazine'nin bu değişikliğe başlaması 2023'ün sonlarında gerçekleşebilir ve hatta 20 ve 30 yıllık tahvil satışları bu aydan itibaren kademeli olarak azaltılmaya başlanabilir. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in, yüksek tahvil getirilerine yönelik endişeleri göz önüne alındığında, bu yaklaşımın piyasalardaki belirsizliği azaltıcı bir etki yaratması bekleniyor. Bununla birlikte, uzun vadeli tahvil satışlarını azaltmanın, Hazine'nin borçlanma maliyetlerini düşürme konusunda sınırlı bir etki yaratabileceği ve piyasa dinamiklerini önemli ölçüde değiştirebileceği de değerlendiriliyor.
Hazine'nin bu stratejik yönelimi, kısa vadeli borçlanmaya odaklanmasıyla birlikte, piyasada yarım trilyon doları aşan kısa vadeli borçlanma faaliyetlerine yol açabiliyor. Geçtiğimiz hafta gerçekleşen 839 milyar dolarlık tahvil satış rekoru, bu trendin bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Hazine'nin borçlanma stratejisindeki bu değişiklik, piyasadaki borcun yapısını da etkiliyor; Eylül itibarıyla Hazine'nin borçlanma portföyünün yaklaşık %22'sini tahviller oluşturması, Hazine Borçlanma Danışma Komitesi'nin (TBAC) uzun vadeli hedeflerini aşmış durumda. Bu durum, Hazine'nin finansal stratejilerini yeniden değerlendirmesine neden olabilir.
Piyasa oyuncuları, Hazine'nin bu stratejik değişikliğinin zamanlaması ve uygulanması konusunda farklı görüşler öne sürüyor. UBS, bu değişiklikten ziyade geleceğe yönelik yeni bir borçlanma stratejisi beklentisi içinde; fiili bir değişikliğin mayıs ayına kadar başlamayacağını öngörüyor. JPMorgan ise Hazine'nin mevcut yaklaşımını 2027'ye taşıyacağını ve ihale büyüklüklerini gelecek Ağustos'a kadar değiştirmemesini bekliyor. Barclays, Bank of America, Goldman Sachs ve UBS gibi kurumlar ise Hazine'nin mevcut stratejisini, ihraçların zamanı ve vade dağılımı konusunda daha fazla esneklik sağlayacak şekilde yeniden düzenlemesini umuyor. Hazine'nin 10-30 yıl vadeli tahvillerdeki geri alım miktarını üç katına çıkarması ve her işlem için 6 milyar dolara yükseltmesi, yatırımcılar tarafından memnuniyetle karşılanırken, piyasa oyuncuları bu seviyenin korunmasını talep ediyor. Goldman Sachs'ın görüşüne göre, Hazine'nin geri alımları, borcun vade yapısını yönetme aracı olarak kullanılması durumunda piyasa üzerindeki etkisini artırabilir.