Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin eski bir figürü olan Serdar Denktaş, son açıklamalarıyla Avrupa Parlamentosu'nun Kıbrıs konusundaki raporuna yönelik güçlü bir eleştiri sergiledi. Denktaş, bu raporun, Kıbrıs Barış Hareketi'nin temel ilkelerini zedeleyecek bir stratejik hamle olduğunu savundu. Avrupa Birliği'nin, geçmişte yaşanan karmaşık olaylara odaklanarak, mevcut barış ortamını görmezden geldiğini ve aslında barış sürecine karşı bir sabotaj girişimi gerçekleştirmeye çalıştığını iddia etti.

Denktaş, AB’nin raporundaki iddiaları, Kıbrıs sorununun son 50 yıldındaki gelişimine dair kapsamlı bir analiz sunmaması nedeniyle temelsiz buldu. Özellikle, Avrupa Birliği'nin, adadaki insan hakları konusundaki hassasiyetini yeterince göstermediğini ve bu konuda daha dikkatli bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, Avrupa Parlamentosu'nun, Kıbrıs'ta yaşanan olayların tüm boyutlarını dikkate almadan, tek bir bakış açısıyla rapor hazırladığını belirtti.

Denktaş’ın tepkisi, aynı zamanda AB’nin Kıbrıs Cumhuriyeti’ni, geçmişte gerçekleşen olaylar sırasında yürüttüğü operasyonları, bir işgalci güç olarak değerlendirmesiyle de şekillenmiş. Bu durum, Kıbrıs halkı tarafından kabul görmüş bir gerçek olarak kabul edilirken, AB’nin bu konudaki tavırının, barış sürecini tehdit eden bir misilleme olarak yorumlandı. Denktaş, bu yaklaşımın, Kıbrıs’ın geleceği için ciddi riskler oluşturduğunu ve Kıbrıs halkının güvenini zedelediğini ifade etti.

Öte yandan, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, önceki akşam yaşadığı sağlık sorunu sonrasında hastanede tedavi gördükten sonra taburcu oldu. Erhürman, kısa bir süre dinlenecek ve ardından konuya ilişkin daha detaylı bir açıklama yapacak. Bu durum, Kıbrıs sorununun hassasiyetini göz önünde bulundurarak, kamuoyuna iletilecek mesajların dikkatli bir şekilde hazırlanması gerektiğini gösteriyor.