Türkiye'nin dört bir yanından toplanan, yüzyıllardır Anadolu'nun bereketli topraklarında yaşamaya özenmiş göçer topluluğu, bu yıl olağan dışı bir deneyim yaşıyor. Muş'un 2645 metre rakimli Kurtik Dağı'nın eteklerindeki yaylalar, sıcak yazın ortasında bile acımasız soğukla karşı karşıya. Geleneksel hayvancılık yöntemlerini hala benimseyen bu insanlar, modern dünyanın getirdiği zorluklara rağmen, atalarından devraldıkları bu yaşam tarzını sürdürmeye devam ediyor.
Göçerler, yaz aylarında hayvanlarını otlatmak, süt ve süt ürünleri üretmek amacıyla yaylalara yerleşiyor. Ancak, bu yüksek rakımlı bölgelerde hava durumu tahmin edilemez bir şekilde değişiyor. Temmuz ayının ortasında bile, Kurtik Dağı'nda kar yağışı devam ediyor ve gece sıcaklıkları sıfırın altına düşüyor. Bu durum, göçerlerin yaşamlarını derinden etkiliyor; çadırları ısıtmak için sobalar yakmak, hayvanları korumak ve çocukların üşümesini engellemek gibi acil önlemler almak zorunda kalıyorlar.
Aydın Çete gibi deneyimli göçerler, bu zorlu koşullara karşı umutlu bir şekilde mücadele ediyor.