Sivas'ın Gürün ilçesi Kavak köyünden gelip, 40 yıl boyunca Suudi Arabistan'da yaşamaya mahkum kalan Ali Baybaş (77), hayatının en zorlu dönemini geride bıraktı. Yurt dışına yaptığı uzun ve çaresiz yolculuğun ardından, Türkiye'nin diplomatik çabaları sayesinde kendi topraklarına geri dönme hayalini gerçekleştirecek. Baybaş’ın hikayesi, yalnızlık, hastalık ve hukuksal engellerin ardından umudun yeniden yeşermesini simgeliyor.
Mekke’nin kalabalık sokaklarında hayata tutunmaya çalışan Baybaş, uzun yıllar boyunca sağlık sorunları ve hukuki zorluklarla mücadele etti. Hac kurbani için geldikleri zaman tanınan, yalnız ve çaresiz bir şekilde yaşamaya mahkum olmuştu. Bu süreçte, fiziksel ve psikolojik olarak yıpranmış, hayata tutunmakta zorlanan Baybaş, umutsuzluğun karanlığında bile Türkiye’ye dönüş arayışını asla bırakmadı. Bu çaresizliğin en yoğun hissedildiği dönemde, yetkililerin ilgisi sayesinde bu uzun ve zorlu süreç sona erdi.
Dışişleri Bakanlığı’nın koordinasyonuyla, Riyad Büyükelçiliği ve Cidde Başkonsolosluğu’nun Suudi Arabistan makamları nezdinde yürütülen hassas diplomatik çalışmalar, Baybaş’ın önündeki tüm engelleri kaldırdı. 40 yıllık bir bekleyişin ardından, Baybaş’ın yurtdışı çıkış yasağı tamamen ortadan kaldırıldı ve Türkiye’ye dönüşü sağlandı. Bu, sadece bir bireyin hikayesi değil, aynı zamanda Türkiye’nin sınırlarını aşan insan haklarına verdiği önemi ve yurt dışındaki vatandaşlarına desteğini gösteren bir örnek teşkil ediyor.
İstanbul’a getirilen Baybaş, AK Parti Sivas Milletvekili Rukiye Toy ve Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ekipleri tarafından karşılandı. Hastaneye sevk edilen Baybaş, sağlık kontrollerinden geçerek tedavi altına alındı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür eden Baybaş, “Orada eğer zorda kalırsan, sürünürsün ama bir yer bulursan yaşarsın. İstersen elin ayağın olmasın yine de yaşarsın. 3 senedir aynı durumda sürünüyordum. Ben ilk önce kendi topraklarıma gelebildiğim için şükrediyorum.” diyerek yaşadıklarını anlattı. Bu olay, Türkiye’nin vatanseverliğinin ve insan odaklı yaklaşımının bir göstergesi olarak tarihe geçti.”}”çalışmak için gitmiştim, sonrasında çok şeyler yaşandı. En sonunda beni hapse attılar. Hapise atılınca zoruma gitti. Bu hastalığa yakalandım. 1 sene hapiste yattım. Hapisten çıkalı da 2 sene oldu. En sonunda da bir arkadaşım beni gazeteye verdi ve kurtardı