Trendyol Süper Lig'in heyecan dolu karşılaşmalarının bir parçası haline gelen derbiler, bu kez adeta bir tartışma başlatan görüntülere sahne oldu. 26 Nisan'da gerçekleşen Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki maçın tribünlerdeki atmosferi, ünlü futbolsever Şevket Çoruh'un gerçekleştirdiği eylemlerle renklendi. Bu eylemler, sosyal medyanın ve geniş kitlelerin dikkatini çekerek büyük bir tepkiye yol açtı.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma, Çoruh'un maç sırasında sergilediği söz ve davranışlarının, spor alanındaki etik kurallar ve yasal düzenlemelerle çeliştiği gerekçesiyle yürütüldü. 6222 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri doğrultusunda, taraftarların aleni hakaret ve tehdit içeren davranışlarının ne şekilde değerlendirileceği konusu tartışma konusu haline geldi. Bu durum, sporun sadece bir rekabet alanı değil, aynı zamanda saygı ve hoşgörünün de ön planda olması gereken bir ortam olduğu gerçeğini bir kez daha hatırlattı.
Soruşturmanın ardından savcılık, Çoruh'a karşı ‘hakaret içeren tezahürat’ suçlamasıyla bir işlem başlattı. Savcılık, taraftarların, belirli bir kişiyi veya grubu hedef almadan bile, tehdit edici veya aşağılayıcı ifadeler kullanmasının, spor arenasındaki güvenliği ve düzeni bozabileceği gerekçesiyle gerekli önlemleri almaya yönelik bir sorumluluk taşıdığını vurguladı. Bu noktada, sporun temel prensiplerine saygı duymak ve diğer taraftarların duygularını incitmekten kaçınmak gerektiği altı çizildi.
Sonuç olarak, savcılık tarafından önerilen ön ödeme planı çerçevesinde Çoruh'un 5 bin TL'lik bir para cezası ödemesi üzerine, soruşturma takipsizlikle sonuçlandı. Bu karar, sürecin tamamlandığını ve Çoruh'a karşı yasal bir yaptırımın uygulanmayacağını gösteriyor. Ancak, bu olay, spor arenasındaki etik davranışların ve yasal sorumlulukların önemini bir kez daha gözler önüne serdi.