Batı Şeria’nın zeytinliklerinin sakinliği, son dönemde işgalci İsrail güçlerinin acımasızlığıyla paramparça oldu. Filistin Tarım Bakanlığı’nın resmi açıklamalarına göre, 25 Eylül ile 29 Ekim tarihleri arasındaki zeytin hasadı faaliyetleri sırasında yaklaşık 13 bin zeytin ağacı, çeşitli saldırılar sonucunda zarar görmüş veya tamamen ortadan kaldırılmış. Bu durum, bölgedeki tarım ekonomisi için ciddi bir tehdit oluşturuyor ve Filistinlilerin yaşamlarını sürdürme çabalarını olumsuz etkiliyor.

Saldırıların etkileri sadece ağaçlarla sınırlı kalmıyor. Yaklaşık 50 ton zeytin, çalınarak hasad edilmeden önce yok edilmiş. Ayrıca, elektrikli toplama makineleri, bataryalar, merdivenler, örtüler ve çeşitli el aletleri gibi 300 civarında tarım ekipmanı da çalınarak, Filistinli çiftçilerin işlerini yapmalarını engelliyor. Çalınan zeytin miktarı konusunda tam bir rakam belirlenemese de, tespit edilebilen ürünler yaklaşık 50 tona ulaşıyor. Bu durum, hasadın en verimli döneminde yaşanan büyük bir kayıp anlamına geliyor.

Bu trajik olaylar aynı zamanda uluslararası arenada da yankı buluyor. İsrail ordu radyosu, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilerle dayanışma amacıyla zeytin hasadına katılan 14 yabancı aktivistin, “kamu düzenini bozdukları” gerekçesiyle gözaltına alındığını duyurdu. Bu aktivistler arasında ABD, İtalya, İrlanda, İsviçre, Portekiz, Hollanda ve Avustralya vatandaşları bulunuyor. Bu gözaltıların, bölgedeki gerilimi daha da tırmandıracağını ve uluslararası toplumda tepkilere yol açacağını gösteriyor.

Batı Şeria’daki zeytin hasadı mevsimi, son yıllarda işgalin derinleşmesiyle birlikte Filistinli çiftçilere yönelik saldırıların arttığı bir dönemde gerçekleşiyor. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te de benzer hassasiyetin artmasına neden oluyor. Filistinlilerin yaşam alanlarına yönelik baskılar, gözaltılar, evlerin yıkımı, camilerin ateşe verilmesi, tarım arazilerinin tahrip edilmesi ve çiftçilerin topraklarına erişiminin engellenmesi gibi eylemlerle daha da yoğunlaşıyor. Bu durum, bölgedeki insan hakları ihlallerinin ve çatışmanın kronikleştiğini açıkça ortaya koymaktadır.”}” id=