ABD Başkanı Donald Trump, eski hukuk müşavirinin, Venezuelalı bir bankacının ailesiyle yaptığı karmaşık ticari anlaşmaya ilişkin sert açıklamalarla sahneye çıktı. Bu anlaşma, milyonlarca doları içeren ve Adalet Bakanlığı döneminde gerçekleştiği için büyük endişe uyandıran bir durumun odağında yer alıyor. Trump, bu durumu ‘kabul edilemez’ olarak nitelendirirken, aynı zamanda bu anlaşmanın gizemli detayları ve ilgili tarafların geçmişleri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Palm Beach'teki Mar-a-Lago malikanesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Trump, eski avukatı Alina Habba Mildon’un, ABD Adalet Bakanlığı görevinde bulunurken, Venezuelalı bankacı Julio Herrera Velutini’nin ailesiyle yaptığı, 50 milyon doları aşan sözleşmeyi derhal ‘skandal’ olarak tanımladı. Trump, bu durumun kendi adalet anlayışına aykırı olduğunu ve ‘korkunç’ bir durum olduğunu vurguladı. Anlaşmanın, Herrera ailesinin Concord Partners adlı şirketi kurmasından kısa bir süre sonra imzalanması, şüpheleri daha da artırdı.
Sözleşme şartları, Habba Mildon’a yıllık 10 milyon dolar ve ek primler karşılığında 50 milyon doları aşan bir ödeme garantisini içeriyordu. Bu durum, Habba Mildon’un görev süresi boyunca Adalet Bakanlığı’na potansiyel bir çıkar çatışması oluşturması açısından büyük bir risk taşıyordu. Habba Mildon, New Jersey’de federal savcı olarak görev yaparken bu anlaşmayı imzaladığı ve daha sonra Adalet Bakanlığı’nda kıdemli danışman olarak atanması, dikkatleri üzerine çekti. Bu durum, Habba Mildon’un mali durumu ve kararları üzerindeki potansiyel etkileri konusunda soruları beraberinde getirdi.
Tartışmaların merkezinde ayrıca, 1 Ocak 2026’da Concord Partners bünyesinde çalışmaya başlaması ve ardından 15 Ocak 2026’da Trump tarafından affedilmesiyle Venezuela’lı bankacı Julio Herrera Velutini’nin geçmişi de yer alıyor. Bu affedilmeyi, anlaşmanın arkasındaki gerçek motivasyon ve potansiyel yasal sonuçlar hakkında spekülasyonlara yol açtı. Trump, Habba Mildon’a doğrudan ödeme yapılmasını istemediğini ve bu tür bir anlaşmanın kendisine uygun olmadığını vurgulayarak, durumun karmaşıklığını ve potansiyel risklerini bir kez daha gözler önüne serdi.