Hayallerin yıldızlara uzandığı bir hikâye! 1942 yılında, bir kitapçıda rastlantısal bir buluş, bir hayatı sonsuza dek değiştirecekti. Yargıtay binasının arka bahçesinde, geri dönüşüme gönderilecek kâğıtların arasında, Hasan Âli Yücel’in imzasının olduğu, 1940’ların klasik astronomi kitaplarından bir Nutuk ortaya çıktı. Bu, sadece bir kitap değil, bilim tutkusunun ve Atatürk’ün vizyonunun sembolü haline gelecekti.
O an, Yargıtay’ın eski başkanı Cemal Fazıl Karakaş, bu nadir kitabı kurtarırken, aynı zamanda Dilhan Eryurt’un geleceğinin kapısını araladı. Yücel’in hediye ettiği Nutuk, Eryurt’un hayattaki rehberi oldu. Yücel’in o mektupta, öğrencisi Dilhan’a büyük hizmetler yapması ve insanlığa faydalı olması dileği vardı. Bu dilek, Eryurt’un bilim yolculuğunun ilk adımı oldu ve o, Türkiye’nin ilk gökbilimcilerinden biri olma yoluna emin adımlarla ilerledi.
Dilhan Ezer Eryurt, 1926’da İzmir’de doğdu. Babası Abidin Ege, Cumhuriyet döneminin önemli ziraat bilim insanlarından biriydi ve Ege Üniversitesi’nin temellerini atmıştı. Ankara’da büyüyen Eryurt, Mimar Kemal İlkokulu’nda ve ardından Ankara Kız Lisesi’nde eğitim aldı. Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi’nde yüksek matematik lisansı ile tamamladı. O dönemde, Alman bilim insanları ve Türk hocalarından Kerim Erim ve Ali Yar tarafından yetiştirildi. Matematik ve astronomiye olan tutkusu, onu astrofizik alanına yöneltti; “Matematiği kullanabileceğim, doğa olaylarını izah edebileceğim bir alan aradım ve astrofiziği buldum” diyordu.
Eryurt’un bilim yolculuğu, 1943’te Ankara’da kurulan astronomi bölümü ile devam etti. 1946’da, Tevfik Oktay Kabakçıoğlu gökbilimci bölümün başına geçti ve Eryurt’un asistanlığına başladı. 1953’te ABD’ye yüksek lisans için gitti ve Michigan Üniversitesi’nde Prof. Dr. Leo Goldberg ile çalıştı. Daha sonra, Egbert Adriaan Kreiken’in gölgesinde doktorasını tamamladı. Kreiken’in kurduğu Ahlatlıbel Gözlemevi, Türkiye’nin astronomi araştırmalarına önemli katkılar sağladı. Eryurt’un çalışmaları, Uluslararası Atom Enerji Ajansı (IAEA) bursu ile Kanada’ya uzandı. Chalk River Atom Enerjisi Laboratuvarı’nda, Alastair Graham Walter Cameron ile çalışarak yıldızların iç yapısını inceledi. Son olarak, NASA’nın Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nde görev yaparak, Türkiye’nin ilk kadın astrofizikçisi unvanını elde etti ve o zamana kadar uzay araştırmalarına katılan ilk Türk kadın oldu.