Dünyanın geleceği üzerinde şekillenmekte olan Antalya’da düzenlenecek İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (COP31) öncesinde, Aslı Pasinli’nin sesi yükseliyor! Bu önemli zirveye hazırlanırken, yalnızca vaatlerin ve raporların değil, harekete geçişin önemine dikkat çekiyor. ‘Daha az konuşup daha çok iş yapmalıyız’ sloganıyla, sürdürülebilirlik alanında gerçek bir dönüşüme öncülük etmeyi hedefliyor.
Aslı Pasinli, kariyeri boyunca farklı sektörlerdeki deneyimleriyle, hem kurumsal dünyadan hem de sivil toplum dünyasından edinmiş geniş bir perspektife sahip. Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nden ve Illinois Springfield Üniversitesi’nden MBA diplomasıyla, uluslararası şirketlerde çalıştıktan sonra yeme-içme sektöründe girişimcilik yaptı ve WWF-Türkiye’de CEO olarak görev gördü. Bu deneyimler, onu özellikle toplumun ihtiyaçlarına duyarlı, uzun vadeli çözümler üretmeye yöneltti. ‘İyi Gelecek Sürdürülebilirlik’ adlı danışmanlık şirketini kurarken, şirketlerin sürdürülebilirliği yalnızca bir imaj operasyonu olarak görmemesi gerektiği, gerçek bir dönüşüm için somut adımlar atması gerektiği düşüncesiyle hareket etti.
Pasinli, şirketlerin sürdürülebilirliği sadece raporlama, mevzuata uyum veya kurumsal itibarla sınırlı tutmasını istemiyor. Şirketlerin, ‘eyleme geçmek’ noktasında daha cesur ve yenilikçi olmaları gerektiğini vurguluyor. Bir akademisyenin, “Geçen hafta çok büyük bir bütçe ile iklim ile ilgili bir araştırma yapmamız istendi. Kabul etmedik. Çünkü bu dünyada ihtiyaç olan bir araştırma daha değil, eylem” sözüne atıfta bulunarak, eyleme geçişin önemini vurguluyor. Farklı seviyelerde sürdürülebilirlik yolculuğuna sahip kurumların, engelleri tespit ederek bu engellerin üstesinden gelmelerine destek olunması gerektiğini belirtiyor.
Aslı Pasinli, biyomalzemelerin geleceğin üretim anlayışını nasıl dönüştürebileceğine dair umutlu bir bakış açısı sunuyor. Doğadan gelen mucizevi ürünlerin, atıkların bir hazineye dönüşebileceği düşüncesiyle, ‘HER’ gibi sosyal girişimleri destekliyor. ‘HER’ girişimi, Selen Tavtın tarafından su ve maya ile biyokumaş üretimi yaparak, atıkları değerli bir kaynağa dönüştürüyor. Bu tür girişimlerin, doğru yatırım ve mentörlükle desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor. Pasinli, bu girişimlerin, küçük bir kısımda olsa da, geleceğin sürdürülebilir üretim anlayışına öncülük edebileceğine inanıyor.