Hawaii adasının doğal dengesi, 1962’de getirilen 67 adet sülün kuşunun 22 yıllık varlığıyla sarsıldı. Başlangıçta meşe ormanlarının sakinleri olan bu kuşlar, zamanla adanın en uzak bölgelerine yayılmış, adanın ekosistemine beklenmedik ve yıkıcı etkiler yaratmıştır. Kuşların hızla genişleyişi, bilim insanları tarafından uzun süredir devam eden bir ekolojik felaketin başlangıcı olarak kabul edilmektedir.

Araştırmalar, sülünlerin adanın coğrafi yapısına uyum sağlayarak deniz seviyesinden 2 bin 600 metreye kadar yükseldiğini ortaya koymaktadır. Bu süreçte, kuşların ortalama 8 kilometre hızla ilerleyerek adanın büyük bir bölümünü istila etmesi, ekolojik bir dengesizliğe yol açmıştır. Kuşların bu olağan dışı yayılımı, adanın doğal biyolojik çeşitliliği üzerinde ciddi bir baskı oluşturmuştur.

Bilim insanlarının yaptığı analizler, sülünlerin beslenme alışkanlıklarının da bu felaketin temel nedenlerinden biri olduğunu göstermektedir. 44 adet kuşun mide içeriğinde muz meyveleri ve çekirdeklerinin çoğunlukta bulunması, adaya 1920’li yıllarda süs bitkisi olarak getirilen muzun, kuşlar aracılığıyla adanın bitki örtüsüne yayılmasının en önemli faktörlerinden birini oluşturmaktadır. Ayrıca, kuşların sindirim sistemlerinde yabancı bitki türlerine ait tohumlar da tespit edilmiştir.

Hawaii Üniversitesi Hilo kampüsünde yapılan çalışmalar, sülünlerin sadece yerel bitkilerle rekabet etmediğini, aynı zamanda istilacı bitkilerin yayılmasında da aktif rol oynadığını vurgulamaktadır. Bu durum, dışarıdan getirilen canlıların ekolojik dengeyi bozarak, yerel bitki türlerini tehdit edebileceğini açıkça göstermektedir. Bu olay, Hawaii’nin doğal mirasının korunması için daha kapsamlı stratejilerin geliştirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.