İngiltere'nin kölelik mirası, siyaset sahnesinde yeni bir yankı uyandırdı. Başbakan Andy Burnham'ın Atlantik ötesi köleliğe yönelik özür talebi, Buckingham Sarayı'nın dikkatli bir yanıtıyla karşılaştı. Kraliyet ailesinin yakın çevresinden gelen bilgiler, özür dileme sorumluluğunun ve yetkisinin Saray'da değil, hükümette bulunduğunu açıkça ortaya koydu. Bu durum, İngiliz kamuoyunda uzun süredir devam eden ‘kölelik özrü’ tartışmasını yeniden alevlendirdi.

BBC'ye konuşan bir Buckingham Sarayı sözcüsü, Kral Charles'ın CHOGM'ye katılacak alandaki konuşmasında geçmişin en karanlık dönemleriyle yüzleşmeyi amaçladığını belirtti. Sözcünün ifadesiyle, Kral, “Bu ziyarette geçmişin en utanç verici olaylarıyla yüzleşmekten geri durmayacak. Bu nedenle konuşmasında gerçek bir samimiyet ve içten bir üzüntüyle bu konulara yer vereceğinizi bekleyebilirsiniz.” şeklinde konuştu. Bu yaklaşım, Kral Charles'ın hükümetin politik duruşuna birebir paralel olduğunun altını çizdi.

Burnham'ın The Guardian'da yayınladığı mektupta, İngiltere'nin köleliği kaldırmadaki rolüne dikkat çekmesi, Atlantik köle ticaretinin acılarını dindirme konusunda bir çağrıda bulunmasıyla birlikte, Kral Charles'ın bu konuyu nasıl ele alacağı sorusu da gündeme geldi. Hükümetin bu konudaki pozisyonunu desteklemesi, Kraliyet ailesi için bir zorunluluk olarak değerlendirildi. Ancak, Kral Charles'ın Guyana'daki Köle İsyanı'nın başladığı bölgeyi ziyaret etmesi, İngiltere kraliyet ailesinin geçmişte köle ticaretine yatırım yapması nedeniyle tepki topladı.