Dünya enerji ticaretinin kilit noktası konumundaki Hürmüz Boğazı, son günlerde yoğun bir hareketliliğe sahne oluyor. Cuma günü paylaşılan güncel verilere göre, bölgedeki gemi trafiğinin yedi günlük ortalaması, mevcut savaşın başlangıcından bu yana en üst seviyeye tırmandı. Bu artış, bölgedeki jeopolitik risklere rağmen deniz ticaretinin yeniden ivme kazandığını gösteriyor.
Bölgedeki geçişlerde özellikle sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) taşıyan tankerlerin yoğunluğu dikkat çekiyor. Son 24 saatlik dilimde Hindistan rotasındaki tankerler ve İran ile ticari bağı olan gemiler ön plana çıktı. Dikkat çekici bir diğer detay ise, İran veya Çin ile doğrudan ilişiği bulunmayan ülkelerin de gemilerini güvenle geçirebilmek adına Tahran yönetimiyle diplomatik temaslarını sıkılaştırmış olmasıdır.
Gemi izleme platformlarından elde edilen istatistiklere göre, Cuma sabahından itibaren toplam 13 büyük gemi boğazı kullandı. Bu gemilerin büyük çoğunluğu Basra Körfezi'nden ayrılırken, küçük bir kısmı giriş yönünde ilerledi. Mevcut canlanmaya rağmen, trafik hacmi 28 Şubat öncesindeki barışçıl dönemle kıyaslandığında hala geride kalıyor. Bilindiği üzere, dünya genelinde tüketilen petrol ve doğalgazın yaklaşık yüzde 20'si normal şartlarda bu dar su yolundan aktarılıyor.
Tahran yönetimi, stratejik geçit üzerindeki denetimini artırmak amacıyla yeni bir ücretlendirme ve rota politikası devreye aldı. Artık gemilerin büyük bir bölümü, İran karasularına daha yakın olan kuzey koridorunu kullanmaya zorlanıyor. Son veriler, tüm geçişlerin İran'ın egemenliğindeki Larak ve Qeshm adaları arasındaki dar bölgeden gerçekleştirildiğini teyit ediyor.