Ortadoğu'nun nabzı tutan bir olay, ABD'nin askeri varlığını hedef alan İran'ın saldırılarıyla şekilleniyor. Avrupa Uzay Ajansı’nın özel uydu görüntü analizleri, İran’ın gerçekleştirdiği operasyonların kapsamını ve etkisini ortaya koyarken, bu durum ABD’nin güvenlik politikaları ve askeri bütçesi üzerinde önemli sonuçlar doğuruyor. Yedi farklı ülkedeki 24 askeri tesiste tespit edilen 274 hasarlı yapının sayısı, sadece fiziksel zararı değil, aynı zamanda ABD’nin bölgedeki stratejik konumunu da sorgulatıyor.

Araştırmalar, hasarın toplam maliyetinin 15 milyar doları aşabileceğini gösteriyor. Pentagon’un ilk hesaplamaları 5 milyar doları bulurken, stratejik analizler yalnızca binaların yeniden inşası için 4 milyar doların üzerinde bir harcama yapılacağını belirtiyor. Bu hesaplamaya, hasar gören askeri teçhizatın ve iletişim sistemlerinin yenilenmesi gibi ek maliyetler dahil edilmemiş. ABD’nin askeri bütçesi ise savaşın başlangıcından bu yana 47,1 milyar doları geçmiş durumda ve bu rakam, fiziksel hasarların ötesinde, bölgedeki operasyonel maliyetleri de kapsıyor.

Saldırılar, çatışmanın ilk haftalarında Kuveyt ve Bahreyn’deki üsler başta olmak üzere, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri varlığını hedef almış durumda. Temmuz ayında ateşkesin sona ermesiyle birlikte İran’ın saldırı stratejisinde önemli bir değişiklik yaşanmış, Ürdün’deki askeri tesisler ön plana çıkmış ve büyük askeri yapılar yerine, askerlerin barındığı küçük binalar hedef alınmaya başlanmıştır. Özellikle 17 Temmuz’da Ürdün’deki Muwaffaq Salti Hava Üssü’ndeki saldırı, 3 Amerikan askeri personelinin hayatını kaybetmesine neden olmuş, aynı zamanda 19 binada hasar tespit edilmiştir.

Bu durum, ABD’nin savunma stratejisinde de değişikliklere yol açıyor. Pentagon, Orta Doğu’daki askeri konuşlanmasını yeniden gözden geçiriyor, bazı üslerin daha güvenli bölgelere taşınması veya Kuveyt ve Suudi Arabistan’daki bazı üslerden çekilme ihtimali üzerinde duruyor. Ayrıca, İran’ın hasar gören füze üslerini ve üretim tesislerini yeniden faaliyete geçirme çalışmaları devam ediyor. Bu gelişmeler, ABD’nin önleyici füze stoklarının azalması konusundaki endişeleri de beraberinde getiriyor. Uydu verileri, sadece askeri kayıpları değil, ABD’nin bölgedeki askeri altyapısı ve savunma kapasitesine yönelik ciddi bir maliyet oluşturduğunu da açıkça ortaya koyuyor.”} |{