Türkiye, engelli sporculuk alanında çığır açan bir projeyle adını duyuruyor: 'Para Voltij'. Bu sıra dışı branş, özel gereksinimli çocuklar ve gençler için at üzerinde jimnastik yaparak hem fiziksel hem de zihinsel gelişimlerini desteklemeyi amaçlıyor. Ankara'da Kırmızı Beyaz Spor Kulübü ve Çankaya Binicilik Kulübü'nün iş birliğiyle hayata geçen bu girişim, atın benzersiz gücü ve hareketleriyle birleşen rehabilitasyon yöntemini ortaya koyuyor.

Bu özel programda mücadele eden 13 lisanslı sporcu, Altındağ Binicilik Kulübü'nün alanda düzenli olarak antrenman yapıyor. Down sendromu, otizm ve mental yetersizlik gibi farklı durumlarla yaşayan çocuklar, atın üzerinde denge, koordinasyon ve konsantrasyon becerilerini geliştirerek, rehabilitasyon süreçlerine önemli katkılar sağlıyor. Antrenör Didem Şaşmaz, bu sporun sadece fiziksel değil, aynı zamanda sosyal ve duygusal gelişim için de eşsiz bir fırsat sunduğunu vurguluyor.

Para Voltij, sadece sporcuların fiziksel yeteneklerini değil, aynı zamanda özgüvenlerini ve sosyal becerilerini de artırmayı hedefliyor. Sporcular, atın üzerinde birbirlerine destek oluyor, takım çalışması yaparken uyum ve iş birliği becerilerini geliştiriyor. Antrenör Şaşmaz, "Sporcuların birbirlerine yardım ettiklerini ve sosyal olarak gelişimler gösterdiklerini gözlemledim" diyerek, bu sporun toplumsal bir deneyim olduğunu vurguluyor. Bu yaklaşım, çocukların kendilerini başarılı hissetmelerini, özgüvenlerini artırmalarını ve sosyalleşmelerini sağlıyor.

Emre Deniz Orhan (10) gibi bir Down sendromlu çocuk, bu spora başlamadan önce atlarla kurduğu bağdan duyduğu mutluluğu anlatıyor. "Eğitmenimizin gösterdiği hareketleri at üstünde yapmaya çalışıyorum. Hareketleri doğru yapmam konusunda benimle ilgileniyor ve dikkat etmemi söylüyor. Eğitimlere başlamadan önce atımı selamlıyorum ve onunla sohbet ediyorum. Benim sözlerimi dinliyor. Bu spora başladığımda kendimi çok mutlu hissetim. Eskiye göre kendimi çok daha güçlü hissediyorum" diyerek, bu sporun kendisine sağladığı olumlu etkileri dile getiriyor. Emre'nin babası Serhat Orhan ise oğlunun atlara olan ilgisi sayesinde bu spora başladıklarını ve rehabilitasyon merkezlerinin vasıtasıyla kulüple tanıştıklarını belirtiyor. Dil ve koordinasyon becerilerinde gözle görülür bir gelişme olduğunu ifade ederek, Para Voltij'in sadece bir spor branşı olmadığını, aynı zamanda bir yaşam tarzı olduğunu vurguluyor.