İran'ın siyasi iradesinin en güçlü figürü Mücteba Hamaney, son günlerde yaşanan gerilimlerin ardından askeri konseylerde keskin bir mesajla karşılık verdi. Üst düzey komutanlarla gerçekleştirdiği kritik toplantılarda, İran İslam Cumhuriyeti'nin güvenlik stratejisinde köklü bir değişikliğe yol açacak talimatlar yayınlandı. Bu talimatlar, sadece hazırlıklı olmayı değil, aynı zamanda saldırgan ve kararlı bir duruş sergilemeyi hedefliyor.

Hamaney, ABD'ye yönelik artan endişeleri dile getirerek, olası bir çatışma durumunda 'ani ve coğrafi sınır tanımayan bir karşılık verilmesi' gerektiğini vurguladı. Bu ifade, İran'ın askeri yeteneklerini ve bölgesel hedeflerini açıkça ortaya koyarken, düşmanlara karşı caydırıcı bir mesaj da gönderdi. Hamaney'in bu tavrı, İran'ın güvenlik politikasındaki sertleşen tutumun bir yansıması olarak değerlendiriliyor.

Toplantıda ayrıca, İran Silahlı Kuvvetlerinin yerli savunma kapasitesini güçlendirme ve yeni teknolojilere entegre etme konusunda stratejik hedefler belirlendi. Bu kapsamda, silahlı kuvvetlere yönelik mali desteğin artırılması ve güvenlik mimarisinin geliştirilmesi ön plana çıktı. Hamaney, İran milletinin güvenliğinin sağlanması ve ülkenin savunma yeteneklerinin güçlendirilmesi gerektiğinin altını çizerek, askeri yetkilileri bu yönde harekete geçmeye çağırdı.

Güncellenmiş hedef listesi de görüşmede tartışılan önemli konular arasında yer aldı. ABD ve İsrail'e ait maddi ve manevi tüm varlıklar, İran'ın saldırı menzilinin içine alındı. Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve İran sınır bölgelerinde konuşlu askeri birliklerin durumu ve mühimmat kapasitesi hakkında detaylı raporlar sunuldu. Bu stratejik değerlendirme, İran'ın bölgesel güvenlik önceliklerini ve askeri operasyonlarını şekillendirecek önemli bir kilometre taşı olarak kabul ediliyor.