Eğitim ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası’nın (Eğitim Gücü Sen) savunuculuğunda yaşanan bir olay, eğitim çalışanlarının hak savunma mücadelesinin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Yozgat’ın Saraykent ilçesinde görev yapan bir sendika üyesi, müdür başyardımcılığı kadrosunda dört yıllık hizmetinin ardından, yönetici görevine sonlandırılıp öğretmen olarak atanması üzerine Eğitim Gücü Sen tarafından dava açıldı.

Mahkeme, Eğitim Gücü Sen’in açtığı davayı kararıyla önemli bir gerekçe ortaya koydu. Yozgat İdare Mahkemesi, 30 Temmuz 2024 tarihinde görevine başlayan müdür başyardımcısının, dört yıllık yöneticilik süresinin 30 Temmuz 2028 tarihinde sona ereceğini göz önünde bulundurarak, mevcut mevzuatın geçiş hükümlerine aykırı bir atama olduğunu tespit etti. Müdür başyardımcılığı unvanının mevzuattan kaldırılmasına rağmen, mevcut yöneticilerin görev sürelerini koruyan düzenlemeler dikkate alınmamıştı. Bu durum, sendika tarafından hukuki bir dayanışma örneği olarak değerlendirildi.

Mahkeme, öğretmenin çalışma hayatını doğrudan etkileme ve telafisi güç zararlara yol açma potansiyelini değerlendirerek, idari işlemin yürütmesinin durdurulması kararı aldı. Bu karar, sadece öğretmenin haklarını korumakla kalmayıp, benzer durumlarla karşılaşabilecek diğer eğitim çalışanlarına da umut verdi. Eğitim Gücü Sen’in, mevzuat değişikliklerini uygularken mevcut yöneticilerin haklarını ve geçiş hükümlerini gözetilmesi gerektiği yönündeki çağrısı, Milli Eğitim Bakanlığı ve ilgili idareler için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

Eğitim Gücü Sen, bu olayın ardından hukuki mücadelesini sürdürme kararlılığını vurgulayarak, eğitim çalışanlarının haklarının idari işlemlerle ortadan kaldırılmasının önüne geçilmesi gerektiğini belirtti. Sendika, yargı yoluna başvurmaya devam edecek ve hukukun üstünlüğünün eğitimde hak savunması için bir araç olarak kullanılması gerektiğini vurguladı. Bu durum, eğitim çalışanlarının haklarını koruma ve hukukun doğru uygulanmasını sağlama çabalarının önemini bir kez daha ortaya koydu.