Türkiye’nin teknoloji ve bilim alanındaki yükselen yıldızı Selçuk Bayraktar, 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’ndaki etkileyici konuşmasıyla genç araştırmacıları adeta ilham kaynağı oldu. Ülkenin geleceğini şekillendirecek bu değerli isimlere, azim, özveri ve ahlaki değerlerle dolu bir yolculuktan bahsederek önemli bir mesaj iletti.
Kurultayda, insanlığın gelişimine katkıda bulunan bilim insanlarıyla bir araya gelen Bayraktar, özellikle geleceğin bilim dünyasını inşa edecek gençlerle buluşmanın heyecanını ve sorumluluğunu vurguladı. Bilimsel çalışmaların, insanlığa hizmet etme misyonunu yerine getirme çabasının, en azından bir ideolojiye sahip olmak ve bunun doğrultusunda çalışmakla mümkün olduğunu söyledi. Bayraktar, bilim insanlarının sadece unvanlara değil, yöntemlere ve ahlaki duruşlarına odaklanması gerektiğini vurgulayarak, “Ne yaptığınızdan ziyade nasıl yaptığınız daha önemli” ifadesini kullanarak, önemli bir ilkeyi ortaya koydu.
Konuşmasının merkez noktasını, başarıyı sadece dışsal ödüllerle değil, içsel niyet ve gayretle ölçmeyi savunmasına kaydetti. Kovid-19 salgını döneminde, Prof. Dr. Uğur Şahin ve Prof. Dr. Özlem Türeci’nin olağanüstü çalışmaları örnek gösterilirken, bilim insanlarının, emek, alın teri ve fikir çilesiyle insanlığa fayda sağlamaya odaklanmaları gerektiği vurgulandı. Bayraktar, bu süreçte, “Ülkemizin gündemine bakıyoruz. Sizler gibi dişiyle tırnağıyla, fikir çilesiyle dirsek çürüterek bir yerlere gelmeye çalışan insanların, insanları şifaya kavuşturabilmek için yaptığı çalışmalar bir tarafta, bir taraftan da böyle hızla, kolay yoldan, ahlaksızca bir yerlere, varlık sahibi olmaya çalışan insanları görüyoruz.” diyerek, etik değerlerin önemini bir kez daha hatırlattı.
Son olarak, Bayraktar, geleceğin rekabet koşullarında başarılı olmak için, “Bugünün yarışına değil de yarının yarışına, bugün bitmiş veya kurgulanan bir yarışa değil de yarının yarışı ne olur, bunu öngörerek çalışmaya gayret ettim.” tavsiyesini vererek, genç bilim insanlarına, sürekli öğrenme, yenilikçilik ve geleceğe yönelik stratejik düşünme becerilerini geliştirmeleri gerektiğini hatırlattı. Bu yaklaşım, hem bireysel başarıyı hem de toplumsal kalkınmayı destekleyecek bir vizyonu temsil ediyor.