Hollywood’un şöhretli yıldızlarının aşk hikayeleri kadar, Türkiye’nin popüler mankenleri ve iş insanları arasındaki evliliklerin de magazin dünyasının gündeminde yer edinmesi şaşırtıcı değil. Ebru Şallı ile Uğur Akkuş’un, 2019’da gerçekleşen görkemli düğünlerinden sonra, 2024 yılının sonlarına doğru başlayan ve henüz çözüme ulaşmayan boşanma davası, adeta bir yılan hikayesine dönüşmüş durumda. Bu karmaşık süreçte, Akkuş’un son hamlesi, mahkemedeki kaderini belirleyecek bir dönüm noktası yaratmış gibi görünüyor.
Başlangıçta, Ebru Şallı’nın “fiziksel, psikolojik ve ekonomik şiddet” iddialarıyla başlayan dava, Akkuş’un karşı hamleleriyle daha da derinleşmişti. Ünlü model, şiddet iddialarıyla birlikte boşanma talebinde bulunurken, Akkuş ise kayınvalidesine yönelik akılalmaz bir iddiada bulunarak süreci daha da karmaşık hale getirmişti. Bu iddia, Akkuş’un, boşanma arifesinde olduğu eski kayınvalidesine Bodrum Gündoğan’da lüks bir ev satın aldığını ve ayrıca yatırım amaçlı olarak yüklü miktarlarda para gönderdiğini ileri sürmesiyle ortaya çıkmıştı. Bu iddia, Akkuş’un, boşanma sürecinde mal paylaşımında elini güçlendirmek amacıyla bir strateji oluşturduğunu gösteriyordu.
Ancak mahkeme, Akkuş’un bu hamlesine soğuk bir yanıt vermişti. İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi’nde görülen ‘ev tespit’ davasında, Akkuş’un kayınvalidesinin banka hareketlerinin incelenmesi ve gayrimenkullerin tespiti yönündeki talebi, doğrudan ana boşanma davasıyla hukuki bir bağı olmadığı gerekçesiyle kesin olarak reddedilmişti. Bu ret kararı, Akkuş’un hukuki stratejisindeki bir boşluk olarak karşımıza çıkarken, Ebru Şallı’nın davayı kazanma şansını artırmış oldu. Mahkeme, Akkuş’un delil tespiti talebinin yasal şartlarının oluşmadığına hükmetmişti.
Şimdi, Akkuş’un bu ret kararı, şiddet iddialarının yanı sıra mal paylaşımı krizi de beraberinde getirerek, boşanma sürecini daha da karmaşık hale getiriyor. Ebru Şallı’nın karşı boşanma davasında öne sürdüğü sarsıcı iddialar, magazin dünyasında ve sosyal medyada büyük yankı uyandırmaya devam ediyor. Bu durum, Akkuş’un mal varlığını korumaya yönelik karşı davalarıyla yanıt vermesiyle birlikte, boşanma sürecinin önümüzdeki günlerde daha da çetin geçeceğini açıkça gösteriyor. Bu karmaşık senaryo, hukukun ve mahkemelerin, bu tür eşitsizliklerin ve iddiaların ortasında adil bir karar verebilme yeteneğini test ediyor.