Aşkın karmaşıklığı, bazen mantık sınırlarını zorlayan tutkular... Peki ya bu tutkuları yeniden canlandırmak için bir senaryo yazılıp, o senaristin, aşkı kaybetmiş birinin kalbine yeniden umut yerleştirme çabası devreye girse? 'Her Şey Biraz Yalan' adlı bu eğlenceli yapım, bu varsayımdan yola çıkarak, izleyicisine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Ünlü oyuncu Atakan Durmaz, uzun zamandır onu terk etmeye hazırlanan eşi Sinem’i geri kazanmak için, henüz somut bir formda olmayan bir aşk hikayesi yazma göreviyle görevlendirilen senarist Edip’i, lüks bir otel odasına çağırır. Ancak Atakan’ın niyeti daha derin; evliliği giderek yıpranmış durumda ve karısına, ikisinin yeniden alevlenmesini sağlayacak özel bir aşk oyunu yazıldığını dile getirmiştir. Edip’ten, sadece on dakika içinde, tutkuyu ve heyecanı barındıran bir hikaye uydurmasını ister, karşılığında da filminde oynamayı vaat eder.
Edip, bu beklenmedik teklif karşısında şaşkınlığını gizleyemez. Nişanlısıyla buluşmaya yetişme telaşı içinde olan senarist, aslında iki insanın arasındaki ilişkiyi yeniden inşa etmek için bir fırsat bulmuş gibidir. Oyun toplantısı derken, eski defterler açılır, sırlar ortaya dökülür ve taraflar birbirlerine karşı kozlarını kullanmaya başlar. Atakan’ın kibri, Sinem’in kırılganlığı ve Edip’in iç karışıklığı, sahne üzerinde sürekli bir güç mücadelesi yaratır. Bu durum, hem seyirciyi hem de karakterleri derinden etkileyen bir dram sunar. Michael Önder’in yönettiği bu yapımda, oyuncu kadrosu da oldukça başarılı. Berk Hakman, karakterin karizmatik ama kendini beğenmiş tavırlarını başarıyla yansıtıyor, Damla Sönmez ise aşka, sevgiye ve ilgiye muhtaç Sinem’in kırılganlıklarını gözler önüne seriyor. Yasin Çam, ne istediğini pek bilmeyen sünepe Edip karakteriyle oyuna renk katarak, hikayenin mizah dozunu artırıyor.