Türkiye’nin ulaşım vizyonunu destekleyen demiryolu projelerinde, 2027 yılı bütçe teklifiyle belirlenen hedeflere ulaşma konusunda önemli zorluklar yaşanıyor. Kümülatif demiryolu hat uzunluğundaki ilerleme, beklentilerin altında kalırken, yeni stratejiler ve hedefler belirlenmesi gerekiyor. Geçen yılın 13.919 kilometrelik demiryolu ağına eklenmesi hedeflenirken, bu yılın 14.437 kilometrelik hedefi, 14.324 kilometreye gerileyecek. Bu durum, uzun vadeli ulaşım planlarının yeniden gözden geçirilmesini gerektiren bir durum yaratıyor.

Demiryolu altyapısının yenilenmesi ve modernizasyonu çalışmalarında da benzer bir tablo mevcut. 281 kilometrelik hat yenileme hedefi, yalnızca 93 kilometreye ulaşıyor. Elektrikli demiryolu hattı oranında ise hedeflenen yüzde 55’lik artış, yüzde 53’te kalacak. Bu durum, demiryollarının daha verimli ve sürdürülebilir hale getirilmesi konusundaki çabalara yeni bir boyut katıyor. Hızlı tren projelerinde ise yıl sonuna kadar 2.821 kilometreye ulaşılması öngörülüyor, ancak gelecek yıl 3.244 kilometre hedefleniyor. Bu hedeflere ulaşmak için daha yoğun bir yatırım ve yönetim stratejisi gerekiyor.

Kentlerdeki raylı sistem projeleri de benzer zorluklarla karşılaşıyor. 487.1 kilometrelik kent içi raylı sistem hattı hedefini gerçekleştirmek için 480.8 kilometreye inilmesi planlanıyor. Bu durum, kentsel ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi konusundaki stratejilerin yeniden değerlendirilmesini zorunlu kılıyor. Ayrıca, 260 adet raylı sistem istasyonu hedefi de, 255 istasyonla sınırlı kalacak. Sinyalli demiryolu hattı oranında da hedeflenen yüzde 65’lik artış, yüzde 63’te kalacak. Bu veriler, demiryolu altyapısının gelişimindeki koordinasyon eksikliğini gözler önüne seriyor.

Bakanlığın diğer hedeflerindeki gerçekleşmeler de dikkat çekici. Örneğin, ÖTV indirilmiş yakıttan yararlanan gemilerin yerinde denetim sayısı, geçen yıl 1.287 olarak gerçekleşmişti. Bu yıl için hedef 1.250 idi ancak yıl sonuna kadar gerçekleşme, geçen yılın altında kalacak. Bu durum, proje yönetimi süreçlerinde daha detaylı analizler ve risk değerlendirmelerinin yapılması gerektiğini gösteriyor. Bu gecikmelerin nedenleri arasında, bürokratik engeller, finansman kaynaklarının yetersizliği ve proje yönetimindeki koordinasyon eksikliği gibi faktörler yer alıyor. Bu nedenle, demiryolu projelerinin daha hızlı ve verimli bir şekilde hayata geçirilmesi için kapsamlı bir reform süreci başlatılması gerekiyor.