Azerbaycan’ın siyasi arenasından yükselen bir tepki, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde İlham Aliyev’in katılmaması konusunu merkezine alıyor. APA Ajansı’nın yayınladığı raporlar, bu durumun ardında yatan karmaşık dinamikleri ve Türkiye’nin dış politikadaki yaklaşımını sorgulamaya davetiye çıkarıyor. Rapor, Aliyev’in Ankara’ya katılmamasıyla birlikte, Azerbaycan’a yönelik yoğunlaşan eleştirilerin de bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
APA’nın aktardığı bilgilere göre, Türkiye’de Azerbaycan’a karşı sürdürülen kampanya, sadece siyasi bir motivasyonla sınırlı görünmüyor. Kampanyanın temelinde, Azerbaycan’ın dış politika ve ekonomik ilişkilerini Türkiye’nin hedeflerine uygun bir şekilde kurma baskısı yatıyor. Bu durum, Azerbaycan’ın bağımsızlığını ve ulusal çıkarlarını koruma çabasını, Türkiye’nin siyasi gündemine göre şekillendirme girişimi olarak yorumlanıyor. Rapor, bu yaklaşımın, Azerbaycan’ın devletin temellerini sarsabilecek akımlara alan açmasına neden olduğunu savunuyor.
Eleştirilerin odağı, özellikle Türkiye’deki İslamcı ve Nurcu grupların etkisi altında olan iktidar çevrelerinin, ‘radikal dindarlığı’ teşvik etmesi yönündeki iddialarıyla yoğunlaşıyor. Bu iddialar, başörtüsü meselesinin Türkiye’de nasıl bir hale geldiğiyle ilgili tartışmaların da yeniden alevlenmesine neden oluyor. Özellikle Azerbaycan Bakanlar Kurulu’nun tek tip okul kıyafetine ilişkin kararı, Türkiye’de bu meselenin daha da tırmanmasına zemin hazırlamış gibi görünmekte. Bu durum, Azerbaycan’ın kardeş ülke olarak görmesine rağmen, en ağır darbeyi Türkiye’den alması, şaşkınlık ve hayrete düşürüyor.
Rapor, Türkiye’deki toplumsal kutuplaşmanın ve iç çelişkilerin, dış politikadaki hassasiyetleri de etkilediğini vurguluyor. İktidarın, kendi hedeflerine ulaşmak için radikal dindarlığı teşvik etmesi, Türkiye’nin uluslararası ilişkilerinde de benzer sorunlara yol açıyor. Bu durum, Azerbaycan-Türkiye ilişkilerinin sağlıklı bir zemine oturtulmasını zorlaştırıyor ve gelecekte daha fazla gerilime zemin hazırlıyor. Aliyev’in katılmaması ve Türkiye’nin dış politikadaki tavırları, bu ilişkinin geleceği hakkında ciddi soru işaretleri yaratıyor.