Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, dün Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ve Eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da katıldığı Yol-İş Sendikası’nın 13. Olağan Genel Kurulu’nda dikkat çekici bir konuşma yaptı. Genel Kurul’da emekli sorununa odaklanmanın yanı sıra, son dönemde yaşanan belediye, AHBAP ve fon iddialarına yönelik sert eleştirilerde bulundu. Atalay, bu tür yanlış eylemlerin derhal ifşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak, suçluların cezasız kalmaması gerektiğinin altını çizdi.
Konuşmasında, Atalay, mevcut durumun emekli sorununu konuşacak durumda olmanın kabul edilemez olduğunu savundu. Şüphelilerin ve yanlış yapanların, belediyelerde, bürokraside, sendikalarda veya bakanlıklarda nerede olursa olsun yerle bir edilmeden, kamuoyuna ifşa edilmesinin önemine işaret etti. “Senin hırsızın, benim hırsızım yok” şeklinde bir ifade kullanarak, bu tür suçların örtbas edilmemesi gerektiği mesajını verdi. Ayrıca, bu tür iddiaların ortaya çıktığında, ilgili kişilerin derhal hesap vermesi gerektiğini vurguladı.
Atalay, daha sonra siyasi partilere yönelik de çağrılarda bulundu. Meclis’in ve toplumun her kesiminin, yolsuzluklara ve yanlışlara karşı ortak akılla hareket etmesi gerektiğini belirterek, bu tür suçların üzerine gitmek için gerekli koordinasyonun sağlanmasını talep etti. Taşeron işçilerinin durumuyla ilgili olarak da dikkat çekti; bu meselenin çözülmemesi halinde ülkenin başına büyük sorunların gelebileceğini vurguladı. Bu nedenle, taşeron işçilerinin sorununu çözmek için acil adımlar atılması gerektiğini ifade etti.
Son olarak, Atalay, özelleştirme konusuna da eleştirel bir yaklaşım sergiledi. Birçok yerin özelleştirildiğini ancak henüz “şu süper oldu” dediği bir özelleştirme olmadığını savundu. Karayolları, köprülerin ve diğer kamuya ait yerlerin devlet tarafından işletilmesinin, ülkenin kazancını artıracağını ve yabancıların bu işlere karışmasının gereksiz olduğunu belirtti. Özelleştirmenin doğru olmadığını vurgularken, bu tür projelerin kamu yararına olması gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bir berberin kendisine “başkanım kelepçe istiyorum” dediği olayı da hatırlatarak, suçluların bedelini ödemesi gerektiği yönündeki düşüncesini pekiştirdi. Hırsızlığın ve yolsuzluğun her zaman ortaya çıkacağını ve bu tür eylemlerde bulunanların cezasız kalmaması gerektiğini vurguladı.