CHP'nin sözcü başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun İBB’ye açılan yolsuzluk davalarının duruşluğuna katıldı. Bu önemli adım, mahkeme sürecindeki kritik noktalara ışık tutma potansiyeli taşıyor. Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda gerçekleşen bu ziyaret, hukukun sağlıklı işlemesi ve adil yargılanma hakkının korunması üzerine önemli tartışmaları beraberinde getirdi.
Özgür Özel, İBB Başkan Vekili Nuri Aslan ve diğer CHP temsilcileri eşliğinde duruşma sonrası kısa bir değerlendirme toplantısı düzenledi. Özel, mahkeme başkanı tarafından uygulanan sürecin, Ekrem İmamoğlu’nun savunma hakkını yeterince korumadığını belirterek, yargılamanın hızlandırılmasının önemine dikkat çekti. Mahkeme başkanı tarafından belirlenen, aşırı uzun süren ve belirsiz bir yargılama takviminin, İmamoğlu’nun savunma yapma imkanını ciddi şekilde engellediğini savladı.
Özel, mahkeme başkanının, yargılamanın 9 Temmuz’da sona ereceğini ilan etmesiyle birlikte, bu kararın hukuka aykırı olduğunu ve savunma hakkının ihlali anlamına geldiğini vurguladı. “Sona doğru gelince, birden Mahkeme Başkanı ‘Ben bu mahkemeyi, 9 Mart günü başlarken Nisan sonunda bitecek diye öngörürken’ kendisi öyle diyordu. Sonra bunun mümkün olmayacağını o da görmüşken, 9 Mart'ta başlayan mahkemeyi ‘Yarın, ne olursa olsun yarın, 9 Temmuz günü bitireceğim’ dedi. Neye göre bitireceksin? ‘Bitireceğim işte’ Gerekçen ne? ‘Söylemem’ işte. Ama 9'unda tutuklu bütün sanıkların sorguları bitmiş olacak” şeklinde yaptığı açıklamalar, sürecin nasıl yönetildiğini ve hukukun nasıl ihlal edildiğini gözler önüne serdi.
Özel, 143 maddeyle suçlanan ve 53 tutuklu bulunan İmamoğlu’nun savunma hakkının kısıtlanması konusuna da dikkat çekti. “Birebir 143 eylemden suçlanmıyor ama örgütün başı olunca her eylemden o da suçlanıyor” şeklindeki bir değerlendirme yaparak, sürecin siyasi motivasyonlarla nasıl manipüle edildiğini vurguladı. Ayrıca,