Ankara’nın Mamak ilçesinde, adeta bir gölge düşmüştü hayat. Bahçeleriçi Mahallesi’nde yaşanan trajik olay, 53 yaşındaki bir adamın, 19 yaşındaki hamile kızı ve sevgilisini ölümcül bir çatışmada hedef almasıyla sonuçlanmıştı. Olay, akşamın karanlık saatlerinde, bir baba oğlunun acısıyla sonsuza dek yitirdiği, hayatın ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne sermişti.

Olayın merkezinde yer alan B.K. adlı şahıs, kızının birlikte yaşadığı E.O. ile olan ilişkide, henüz tam olarak aydınlanmamış bir anlaşmazlık sonucu şiddete başvurdu. Tartışmanın, kontrolsüz bir kavgaya dönüşmesiyle, B.K. silahını devreye sokarak, E.K. ve E.O.'nun hayatlarını sonlandırmıştı. 19 yaşındaki E.K.'nin hamile olması, olayın acısını katlar nitelikteydi. Olay yerinde bulunan iki genç hayatın, acı bir şekilde son bulduğu bir anı olarak tarihe geçmişti.

Olayın ardından B.K., kısa sürede olaydan kaçmıştı. Ancak, Ankara Emniyeti’nin hızlı ve kararlı çalışmasıyla, şüphelinin yakalanması sağlandı. Kaçış planı suya düşürülmüş, adalete teslim edilmişti. Cinayetle ilgili başlatılan soruşturma, olayın ardındaki nedenleri ve şüpheli B.K.'nin motivasyonlarını anlamaya yönelik kapsamlı bir şekilde yürütülüyor. Olayın detayları, adli tıp raporları ve tanık ifadeleriyle birlikte, karmaşık bir tablo ortaya koyuyor.

Olayın ardından, Hatay'da yaşanan trajik bir olay da kamuoyunun dikkatini çekmişti. Hemzemin bir geçitten geçmek isteyen bir otomobil, trenin altında kalarak 45 yaşındaki Hülya Baysal'ın hayatını kaybetmişti. Oğlu Orhan Baysal ise yaralanmıştı. Bu olay, Mamak'taki cinayetin ardından, Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşanan ve hayatın ne kadar tahmin edilemez olduğunu gösteren acı olaylara bir örnek daha sunmuştu. İki ayrı olay, aynı anda, insanlığın kırılganlığını ve hayatın değerini bir kez daha hatırlatmıştı.