Türkiye’nin kültürel mirasının en parlak temsilcilerinden İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nın anlamını güçlendiren, özel bir projeye imza attı. Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde sergilenen “Atatürk ve Sanat” adlı anlatı gösterisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sanat anlayışını ve Cumhuriyet’in kültürel mirasını eşsiz bir şekilde yorumladı. Gösteri, hem müzik hem de dansın gücünü birleştirerek, izleyicilere unutulmaz bir deneyim yaşattı.

İDOB’un kürsülerine çıktığı bu anlatı, sadece bir konserden çok daha fazlasıydı. Atatürk’ün sanata olan bağlılığını ve Cumhuriyet’in kültür yaşamına kattığı yenilikleri, müzik ve dansın dilinden anlatıyordu. Gösteride, Atatürk’ün hayatında yer almış önemli eserler, Türk müziğinin derinliklerinden seçilmiş ezgiler ve klasik müzik repertuvarından seçkiler bir araya getirildi. Bu zengin müzikal palet, izleyicilere sanatın toplumsal değişimdeki ve geleceğe taşıdığı değerlerdeki rolünü hissettirdi.

Gösterinin repertuarında, Georges Bizet’in “Carmen” ve Giacomo Puccini’nin “Tosca” operalarından aryalar, Johann Sebastian Bach’ın “Wachet auf, ruft uns die Stimme” kantatı, Ahmet Adnan Saygun’un “Yunus Emre” oratoryosundan “Bad’ı Sabaya Sorsunlar” ve Cemal Reşit Rey’in “On İki Anadolu Türküsü” eserinden “Sarı Zeybek” gibi klasik ve Anadolu ezgileri yer aldı. Ayrıca, “Çalın Davulları”, “Çanakkale Türküsü” ve “Yemen Türküsü” gibi parçalar, gösteriye farklı bir boyut kazandırdı. Gösteri, solist Hüseyin Likos’un yanı sıra, piyano sanatçısı Serdar Yalçın ve İDOB’un yetenekli dansçıları tarafından sahnelendi.

Ebbru Cansız’ın koreografisiyle hazırlanan gösteri, sanatın toplumsal dönüşümdeki ve ortak değerlerin yaşatılmasındaki kritik rolüne odaklanıyor. Gösteri, Atatürk’ün sanata olan vizyonunu somutlaştıran bir sunum sunarken, aynı zamanda izleyicilere Cumhuriyet’in mirasını anlamaları ve yaşatmaları için ilham veriyordu. 10 Kasım’da tekrar sahnelenecek olan