Hırvatistan’da gerçekleşen, teknoloji ve otomobil dünyasını şaşkınlığa düşüren bir olay, Bugatti Chiron’un şirket binasından çalınmasıyla başladı. Ancak bu olay, CEO Mate Rimac’ın olağanüstü tepkisi ve akılcı stratejisiyle tamamen farklı bir boyut kazandı. Anahtarı araçta bırakan Rimac, geleneksel yöntemlerden saparak, aracını takip etmek için kullanılan gelişmiş teknolojiyi kullanarak hırsızın peşine düştü.

Olayın ilk aşaması, Rimac’ın sık sık toplantılarının ve çalışanlarıyla iletişim kurmasının bir sonucu olarak ortaya çıktı. Şirket içinde sürekli hareket halinde olması, anahtarın aracın içinde bırakılmasına neden olmuştu. Bu durum, hırsızlık gibi bir risk oluşturmuştu. Ancak Rimac, bu riski kendi yöntemleriyle yönetmeyi başardı. Şirket sahasındayken anahtarı aracın içinde bırakma alışkanlığı, aslında bir fırsatın da doğmasına neden oldu.

Hırsızın ortaya çıkmasıyla Rimac, harekete geçerek, olay, birkaç ülkeye yayılan bir takip operasyonuna dönüştü. Burada devreye giren en önemli unsur, Bugatti Chiron’un sahip olduğu canlı telemetri sistemi oldu. Bu sistem sayesinde, aracın konumunun, hızının ve yakıt seviyesinin anlık olarak izlenmesi mümkün hale geldi. Rimac, bu verileri kullanarak hırsızın hareketlerini takip etti ve polisle sürekli iletişim halinde kaldı. Bu işbirliği, olayın hızla çözülmesine katkı sağladı.