Azerbaycan'ın uluslararası arenadaki konumunun odağında, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'ın 29 Ekim'de Güney Kıbrıs'ı ziyaret etmesi yer alıyor. Bu temas, özellikle ülkenin önde gelen haber kuruluşlarında, Türkiye-Azerbaycan arasındaki karmaşık ilişkilere dair derin bir sorgulamayı tetikliyor. Ziyaretin, Ankara'nın Filistin politikasının geleceğiyle ilgili olarak nasıl bir strateji izlediği konusunda önemli soruları beraberinde getirdiği görülüyor.
Qafqazinfo, Oxu.az ve Musavat.com gibi haber platformlarında yayımlanan analizlerde, Bakü'nün İsrail ile olan işbirliğine yönelik eleştirilerin, Türkiye'deki bazı kesimler tarafından bir 'tutarlılık testi' olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Özellikle, Filistin yönetimine yönelik kapsamlı temasların, Türkiye'nin bakanlık düzeyindeki diplomatik çabaları neden eleştirdiğine dair bir açıklama arayışı var. Bu durum, Türkiye'nin dış politikası ve bölgesel ittifakları arasındaki dengeyi yeniden şekillendirme çabaları bağlamında önemli bir tartışma zemini oluşturuyor.
Bu gelişmeleri değerlendiren yorumcular, Türkiye'nin Azerbaycan'ı suçlama stratejisinin, uluslararası arenada Türkiye'nin imajını zedelemeyi amaçladığını savunuyor. Ziyaretin, Filistin ile Güney Kıbrıs arasında üst düzey bir diyalog oluşturma potansiyeli taşıması, Türkiye'nin bu durumu neden eleştirebildi sorusu, Bakü'nün dış politikasının karmaşıklığını ve Türkiye'nin bu politikanı nasıl yorumladığını anlamak için kritik bir bakış açısı sunuyor. Agil Valili'nin analizinde, BM Genel Kurulu çerçevesinde Kıbrıslı mevkidaşı Konstantinos Kombos ile görüşen Ceyhun Bayramov'un bu temasların, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini nasıl etkileyeceği sorusunu da beraberinde getirdiği vurgulanıyor.
<Ziyaretin, özellikle 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'yla örtüşmesi, Azerbaycan'da Filistin'e yönelik deste konusunda farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oluyor. Aslan Vəliyev, Qafqazinfo'da yayınladığı yazısında, ziyaretin, Türkiye'deki İslamcı çevreler tarafından siyasi bir çelişki olarak yorumlanmasının, Bakü'nün İsrail ile olan ilişkileri nedeniyle 'ihanet' suçlamalarıyla karşılaştığı gerçeğiyle birleştiğini vurguluyor. Cavanşir Abbaslı, Musavat.com'da ise ziyaretin, Türkiye'ye karşı kasıtlı bir 'diplomatik tokat' olarak planlandığı iddiasını reddediyor, ancak Filistin yönetiminin Ermenistan ile yakınlaşması gibi diğer faktörlerin de bu durumu değerlendirilmesi gerektiğini belirtiyor. Abbas'ın Haziran 2025'te Ermeni kökenli bir bakan ataması gibi hamlelerin, Türkiye'nin Azerbaycan'a yönelik eleştirilerinde ne kadar etkili olacağını merak konusu.