Enerji piyasasının geleceği şekillenen önemli bir adım atıldı. Elektrik Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), mesken abonelerine uygulanan Son Kaynak Tedarik Tarifesi'nin (SKTT) yıllık tüketim sınırlarını yeniden yapılandırdı. 2027'den itibaren milyonlarca hanenin enerji tüketim alışkanlıkları, fatura bedellerini doğrudan etkileyecek. Bu dönüşüm, enerji alım süreçlerinde yeni bir strateji anlayışının başlangıcı niteliğinde.
Yeni dönemde, mesken aboneleri için belirlenen yıllık tüketim limiti 3 bin kilovatsaat (kWh) olarak sabitlendi. Bu, aylık ortalama 250 kWh'lik bir tüketim eşiğini temsil ediyor ve bu seviyenin üzerine çıkacak aboneler, artırılmış tarifelerle karşılaşacak. EPDK'nın verilerine göre, Türkiye'deki yaklaşık 44,2 milyon mesken abonesinin sadece 6,5 milyonunun (yaklaşık %14,7'si) yüksek tüketimli bir profil sergilediği vurgulanıyor. Bu durum, enerji tüketim alışkanlıklarının bireysel sorumlulukla şekillendirilmesinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Bu düzenleme, fatura tutarını doğrudan etkilemek yerine, yıllık tüketim miktarını temel alıyor. Bu yaklaşım, tüketicilerin enerji kullanım alışkanlıklarını gözden geçirmesini ve daha sürdürülebilir bir tüketim modeli benimsemesini teşvik etmeyi amaçlıyor. Mevcut durumda, düşük tüketimli son kaynak tüketicisi olarak ulusal tarifeden yararlanan tüm mesken aboneleri, bu sınırlama ile birlikte gerçek maliyetleri üzerinden elektrik tedarik etme imkanı bulacak. Ancak, bu geçiş sürecinde dikkatli olunması, tüketim alışkanlıklarını yakından takip etmesi ve gerekirse önlemler alması önemli.
EPDK'nın açıklamasına göre, 2027'deki tüketim limiti ile bir önceki takvim yılı olan 2026'daki tüketim dikkate alınacak. Limite ulaşılan ayı takip eden üçüncü ayın ilk gününden itibaren, ikili anlaşma yapmamış tüketicilere yüksek tüketimli son kaynak tarifesi uygulanacak. Bu da tüketicilere, tüketim alışkanlıklarını zamanında planlamaları için bir fırsat sunuyor. Ayrıca, camiler, ibadethaneler, cemevleri ve dernekler gibi belirli gruplar düzenlemenin dışında tutulurken, şehit aileleri, muharip ve malul gaziler gibi hassas durumdaki bireylerin enerji ihtiyaçları da korunacak. Diğer yandan, tarımsal faaliyetler, sanayi, kamu ve özel hizmetler sektörleri gibi farklı tüketim grupları için belirlenen limitler değişmeden kalacak. Bu durum, enerji piyasasında daha dengeli bir yapı oluşturmayı hedefliyor.