Trabzonspor'a transferiyle ilgili duygularını samimi bir dille anlatan Alman teknik direktör Thomas Reis, bordo-mavili kulüpte yüksek beklentilerin farkında olduğunu ifade etti. Reis, “Baskı benim için bir zevk. Takımın maçtan sonra taraftarlar tarafından coşkuyla karşılanmasını, yüzlerinin gülmesini görmek beni en çok mutlu eder,” diye konuştu. Bu durum, kulübün sportif hedefleri ve taraftarların beklentileriyle uyumlu bir çalışma temposu için önemli bir gösterge olarak yorumlanıyor.

Reis, Trabzonspor Dergisi'ndeki röportajında, Türkiye'ye olan tutkusunu ve Trabzonspor'a karşı oynadıkları maçların keyifli atmosferini vurguladı. Ayrıldığında yaşadığı üzüntüyü ve kulübün kendisine hissettirdiği etkiyi anlattı. “Başka bir kulüpte sadece dokuz hafta çalışmıştım ama Trabzonspor’dan ilk telefon geldiğinde ‘bu harika!’ dedim. Çünkü bu teklif beni çok gururlandırdı, Türkiye’de, Samsun’da yaptığım işin aslında o kadar da kötü olmadığını gösterdi,” şeklinde ifadelerle, kulüple kurduğu özel bağın önemini vurguladı. Başkan ve yöneticilerle kurduğu iletişim ve hızlı karar verme becerisi de dikkat çekti.

Trabzonspor taraftarının futbol oynamaya olan tutkusu, Reis’in futbol felsefesinin temelini oluşturuyor. “Sanırım benim futbol felsefem de biraz buna benziyor. Trabzon’daki insanların her zaman çok çalışkan olduğunu biliyorum. Ben de takımımın başarılı olmak için çok çalıştığını göstermek istiyorum. Tabii ki kulübün büyük hedefleri olduğu için burada her zaman büyük bir baskı var. Salah, Fabinho, Onana ve Savic gibi tecrübeli isimlerin yanı sıra kaliteli Türk ve yabancı oyunculara da sahip olduğunuzda beklentiler yükseliyor,” dedi. Reis, baskıyı bir zorunluluktan ziyade bir motivasyon kaynağı olarak gördüğünü, takımın bu baskı altında performansını artırmasını hedeflediğini belirtti. İyi bir sezon geçirmek ve taraftarların beklentilerini karşılamak için çaba göstereceğini ifade etti.