Ekonomik arenada sarsıcı bir yankı uyandıran açıklamalar DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’dan geldi. Sermaye piyasalarındaki son gelişmeler ve özellikle fonların yatırımcılardan usulü dışında elde ettiği gelirler üzerine yaptığı değerlendirmeler, yatırım ortamının geleceği hakkında ciddi soru işaretleri yarattı. Babacan, yaşananların sadece bir ‘olay’ olarak kalmaması, aksine Türkiye’nin finansal altyapısının temellerine sızmış bir yapılandırma gerektirdiğini vurguladı.
Sermaye piyasalarında meydana gelen bu ‘deprem’ benzetmesiyle tanımlanan olayın, aslında Türkiye’nin piyasa düzenlemeleri ve hukuki süreçler üzerindeki derin bir yozlaşmanın göstergesi olduğunu savundu. Babacan, ‘Siyasi iktidar içinden ve bürokrasiden verilen destekle’ ortaya çıkan bu dolandırıcılığın, dünyanın en gelişmiş bilgi işlem sistemlerine ve modern hukuki altyapısına sahip piyasaların, temel bir güvenlik açığına sahip olduğunu ortaya koyduğunu belirtti. Yasal süreçlerin ve denetim mekanizmalarının, bireysel bir dolandırıcılığın bile anında yakalanmasını sağlayacak şekilde tasarlanması gerektiğini, ancak bu altyapının insan faktörü karşısında eridiğini ifade etti. ‘İşin ehli, dürüst hem de çalmayan, çaldırmayan insanlardan kadroların oluşması gerekiyor’ diyerek, bu kritik noktada yaşanan eksikliklerin, yatırımcı güvenini sarsarak piyasaların çöküşüne zemin hazırladığını vurguladı.
Babacan, yaşanan krizin sadece finansal boyutunu değil, aynı zamanda yatırımcıların psikolojisi üzerindeki etkilerini de dikkat çekerek, bireysel yatırımcı sayısındaki düşüşü (eylül başı itibarıyla 7 milyon olan yatırımcı sayısının 6,5 milyona gerilemesi) ve hane halkının bu durumdan ne ölçüde etkilendiğini (Türkiye’deki 27 milyon hanenin 7 milyonunu doğrudan etkileyen bir hadise) somut verilerle destekledi. 150 milyar doları aşan ve sürekli artış gösteren değer kaybının, piyasalardaki karamsarlığı derinleştirdiğini ve geleceğe dair güveni zedelediğini belirtirken, ‘Bu olayın getirdiği güvensizlik ve topyekûn karamsarlık, sermaye piyasalarımızda çok önemli bir değer kaybına yol açtı’ diyerek acil bir çözüm çağrısında bulundu.
Babacan, yaşananların sadece bir uyarı olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin sermaye piyasalarının yeniden yapılandırılması için acil ve kapsamlı bir eylem planının hazırlanması gerektiğini vurguladı. Türkiye Büyük Millet Meclisinde komisyon kurulması ve ilgili listelerin kamuoyuna açıklanması çağrısını sürdürdü. Sorumluların derhal ortaya çıkarılması, suçluların cezalandırılması ve şeffaflığın sağlanması gerektiğini vurgulayarak, ‘Eğer bu olayda çalanın yanına kalırsa, dolandıranın yanına kalırsa bundan sonra Türkiye’nin sermaye piyasalarına asla yatırım olmaz, kimse gelmez. Bizim insanımız da yatırım yapmaz’ uyarısıyla sonlandırdı. Bu durumun, yatırım ortamının geleceğini ve ülkenin ekonomik istikrarını ciddi bir tehdit altında bıraktığını belirterek, hızlı ve etkili adımlar atılması gerektiğinin altını çizdi.”}p>