MİT'in hassas istihbarat çalışmaları sonucunda, terörist Uğur Bahadır'ın Türkiye'ye geçiş rotası belirlenmiş ve bu rotanın tehlikeli bölgelerdeki DEAŞ unsurları tarafından kullanılması engellenmiştir. Bu operasyon, örgütün Afganistan-Pakistan hattındaki faaliyetlerinin merkezine doğrudan bir darbe vurdu. Bahadır'ın, Horasan Vilayeti'nin (ISKP) içinde aktif rol aldığı ve örgütün komuta zincirine doğrudan bağlı olduğu tespit edilmiştir.
Operasyon, DEAŞ'ın Türkiye'ye yönelik potansiyel tehditlerini ortadan kaldırmanın yanı sıra, örgütün bilgi akışını ve iletişim ağlarını da hedef almıştır. Uğur Bahadır'ın ifadesi, örgütün içinde bulunduğu karmaşık yapıyı ve faaliyetlerini ortaya koyarken, aynı zamanda örgütün kaynaklarının ve operasyonel stratejilerinin de önemli ipuçlarını sunmuştur. Bahadır'ın, örgüt içinde faaliyet yürüten diğer unsurlarla olan bağlantıları, MİT'in operasyonunu daha da derinleştirmiştir.
Bahadır'ın ifadesi, özellikle ‘Abu Yasir Al Turki kod Özgür Altun’un rolünü ortaya koyarak, örgütün Türkiye'ye yönelik operasyonlarını yöneten ağın önemli bir parçası olduğu anlaşılmıştır. Altun'un yakalanması, örgütün iletişim ve koordinasyon sistemlerinde ciddi bir boşluğa neden olmuş, örgütün faaliyetlerinin deşifre edilmesine katkı sağlamıştır. Ayrıca, medya biriminde faaliyet gösteren Ahmet Kazancı (Abu Ubeyde / Abu İbrahim) ile Bahadır'ın birlikte hareket etmesi, örgütün propaganda ve istihbarat faaliyetlerinin entegre bir şekilde yürütüldüğünü göstermiştir.
MİT'in bu başarılı operasyonu, DEAŞ'ın Türkiye'ye yönelik eylem planlarının akamete uğratılmasına, örgütün unsurlarının deşifre edilmesine ve örgütün faaliyet planlarının ele geçirilmesine olanak sağlamıştır. Bu sayede, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik herhangi bir saldırı hazırlığı yapmasının engellenmesi mümkün hale gelmiştir. Antalya'da yaşanan sel felaketi ise, bu operasyonun güvenlik açısından ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.