Antalya’nın siyasi arenasında yankı bulan ve uzun süredir devam eden yolsuzluk soruşturması, bugün mahkeme salonlarında yeni bir döneme girdi. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik açılan ve 41 sanığı kapsayan davada, eski Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile oğlu Gökhan Böcek, tahliye talepleriyle dikkat çekti. DHA’nın haberine göre, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın sonuçları, 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde bir duruşma daha gerçekleştirildi.

Duruşma, sanıkların sağlık durumları ve tahliye talepleri üzerine yoğunlaştı. 367 gündür cezaevinde bulunan Muhittin Böcek, mahkeme heyetine, 1 yıldır tutuklu olduğunu ve cezaevinde verilen ifadelerin kendisine haksızlık ettiğini belirterek tahliye talebinde bulundu. Böcek, 108 gün yoğun bakımda kaldığını ve şu anda 25 farklı ilaç kullandığını vurgulayarak, sağlık sorunlarının mahkeme tarafından dikkate alınmasını talep etti. “Delilleri karartma” söylemleriyle üzüldüğünü ifade eden Böcek, adalete olan inancını koruyarak, Türkiye’de en ağır Covid-19 vakalarından biri olduğunu ve bu süreçte yaşadığı zorlukları aktardı. Aynı zamanda, cezaevine geldiğinde 12 ilaç kullanırken, şu anda 25 ilaç kullandığını ve bu durumun sağlık raporlarının reddiyle daha da karmaşık hale geldiğini belirtti.

Oğlu Gökhan Böcek ise, hakkındaki suçlamaların gerçekle ilgisiz olduğunu savundu. 7 aylık çocuğunun ve tutuklanan annesinin yanında olduğunu belirterek, babasının manevi yükünü taşıdığını ifade etti. Soruşturma sürecinde defalarca ifade verdiğini ve iş, ticaret ve alışverişten ibaret iddiaların sürdürüldüğünü iddia etti. Ayrıca, tutuklandığı günde oğlunun 7 aylık olduğunu ve annesinin de tutuklandığını hatırlatarak, baba olmanın getirdiği sorumluluk ve acıların altını çizdi. Gökhan Böcek, tahliyelerini talep ederek, uzun süren mahrumiyetin sona ermesi için mahkeme heyetinden destek istedi.

Duruşmanın ardından mahkeme heyeti, sanıkların sağlık durumlarını ve tahliye taleplerini değerlendirecek. Bu gelişme, Antalya’da devam eden yolsuzluk soruşturmasının ve yargılamasının akibini belirleyecek önemli bir dönüm noktası olabilir. Sanıkların mahrumiyetinin uzunluğu ve sağlık sorunları, tahliye taleplerini güçlendiren temel unsurlar olarak öne çıkarken, adalet arayışı süreci devam edecek.