Esenler Belediyesi’nin yönetimi, belediye şirketi ESPER AŞ aracılığıyla gerçekleştirdiği sıra dışı uygulamalar, kamuoyunda büyük bir tartışma yaratmakta. 70 kişilik bir ekibe, resmi zabıta kıyafetleri sağlayıp, bu kişilerin ‘zabıtalık’ statüsüne kavuşturulması, ilk başta dikkat çekici bir hamle gibi görünse de, daha detaylı incelemeler, bu uygulamanın altında yatan karmaşık usulsüzlükleri ortaya çıkarmıştır. Bu personelin, kadrolu zabıtalara amiri olarak atanması ve daha sonra da belediye başkan yardımcılığı gibi üst düzey pozisyonlara geçişleri, seçim stratejilerinin belediye yönetiminde nasıl bir rol oynadığını gösteren önemli bir örnek teşkil etmektedir.

Sayıştay raporu, özellikle 2007-2025 dönemindeki bazı personelin, sınav şartını ortadan kaldırmak amacıyla müdürlük görevlerine atanarak, belediyenin kaynaklarını nasıl manipüle ettiğini de gözler önüne sermektedir. Bu durum, belediye bürokrasisinde uygulanan, ‘sınavsız müdürlük’ şeklinde adlandırılacak bir hülle yönteminin kullanıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu tür uygulamalar, meşruiyet kaybına yol açarken, kamuoyunun güvenini de ciddi şekilde sarsmaktadır.

Ayrıca, yapılan bazı tamir ve etkinlik ihalelerinde, piyasa fiyatlarının çok üzerinde hesaplama yapıldığı da raporla tespit edilmiştir. Bu durum, belediyenin bütçe kaynaklarının nasıl kötüye kullanıldığına dair endişeleri artırmaktadır. Bu tür usulsüzlükler, sadece belediyenin mali durumunu olumsuz etkilemekle kalmayıp, aynı zamanda kamu hizmetlerinin kalitesini de düşürmektedir. Bu tür olayların, belediyenin şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerini ihlal ettiği açıktır.

<

Bu iddialar, Esenler Belediyesi’nin yönetiminde yaşanan şeffaflık eksikliklerini ve potansiyel yozlaşmayı vurgulamaktadır. Bu tür usulsüzlüklerin giderilmesi ve sorumluların hesap soraabilmesi için gerekli adımların atılması, belediyenin ve tüm kamu hizmetlerinin geleceği açısından hayati önem taşımaktadır. Bu durum, yerel yönetimlerde benzer usullere karşı daha dikkatli olunması gerektiğini de işaret etmektedir.