Ankara’da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu’nda konuşan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ittifakın geleceğine dair önemli adımların atıldığını müjdeledi. Rutte, forumda, NATO ve sanayinin ortak çabalarıyla güçlenen bir geleceğin önünü açan projelerin detaylarını paylaştı. Özellikle, 6. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin ardından başlayan ve bugün sonuçlarına ulaşılan çalışmaların, NATO’nun güvenlik ve savunma kapasitesini önemli ölçüde artıracağını vurguladı.
Rutte, forumda, müttefiklerin savunma harcamalarındaki artış ve bu harcamaların gelecekteki hedeflere ulaşma konusundaki kararlılığını da hatırlattı. Lahey’deki zirvede kabul edilen taahhütler doğrultusunda, NATO üye ülkelerinin savunma alanında daha fazla yatırım yapacağı ve 2035’e kadar savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’ini oluşturması hedeflendiğini belirterek, bu konuda kaydedilen ilerlemenin memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Ülkelerin savunma üretimini ve teknolojik yenilikleri artırma konusundaki işbirliğinin, ittifakın gelecekteki operasyonel ihtiyaçlarını karşılamada kritik bir rol oynayacağını vurguladı.
Bu kapsamda, bugün duyurulan Airbus A330 MRTT uçağı alımı, NATO’nun operasyonel esnekliğini ve yeteneklerini önemli ölçüde artıracak. Özellikle, bu uçaklar, hava kuvvetlerine yönelik caydırıcılık gücünü güçlendirecek, yakıt ikmali ve hızlı ekipman nakli gibi görevleri başarıyla yerine getirecek. Bu alım, 12 adet Airbus A330 MRTT uçağının tamamlanmasıyla, NATO’nun stratejik hava nakliye kapasitesinde önemli bir adım atılacağını gösteriyor.
Rutte, aynı zamanda, NATO’nun Avrupa’nın güçlü sanayi liderliği, yakın NATO-Avrupa Birliği işbirliği ve ABD’deki sanayi ortaklarının katkıları üzerine inşa ettiği Airbus platformlarının, ittifakın hava gücünü önümüzdeki on yıllar boyunca güçlü, güvenilir ve hazır durumda tutacağına vurgu yaptı. Ayrıca, müttefiklerin başlattığı A400M uçağı projesi ile dünya çapında bir stratejik hava nakliye kapasitesinin oluşturulması, NATO’nun operasyonel yeteneklerini daha da genişletecek. Bu projeler, çok uluslu işbirliğinin mükemmel bir örneğini teşkil ederek, NATO’nun küresel güvenlik misyonlarında daha etkin rol oynamasına katkı sağlayacaktır.”}