Türkiye Komünist Partisi (TKP), 29 Ekim günü, Cumhuriyet'in 103. yıl dönümünü, farklı bir bakış açısıyla kutladı. Ankara'da düzenlenen yürüyüş, ‘Çalınan Cumhuriyet'i Geri Alacağız’ sloganıyla başladı. Bu gösteri, mevcut siyasi ve ekonomik durumu eleştirerek, Cumhuriyet değerlerinin yeniden canlandırılması gerektiğini vurgulayan bir manifesto niteliğindeydi.

Yürüyüş, Kurtuluş Parkı’ndan başlayıp Sakarya Caddesi'nde sona erdi. TKP'li üyeler, toplumun farklı kesimlerinden insanlara ulaşmayı hedeflediler. Yürüyor olsalarda, atılan sloganlar ile mevcut yönetim eleştirisi ön plandaydı. ‘Kahrolsun Saltanat, Yaşasın Cumhuriyet’ gibi çağrılar, Cumhuriyet'in nasıl bir süreçte gerilemiş olduğunu ve yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguluyordu. Ayrıca, emekçilerin, gençlerin ve yurtseverlerin sesini yükselten çeşitli dövizler taşındı. ‘Foncular Halka Hesap Verecek’, ‘Holdinglerin Değil, Emekçilerin Cumhuriyet’i’ gibi dövizler, mevcut ekonomik sistemin sorunlarını ve Cumhuriyet değerlerinin nasıl bir toplumda yaşanması gerektiğini gösteriyordu.

Yürüyüşün sonunda açıklamalarda bulunan TKP Ankara İl Başkanı Banu Ünver, Cumhuriyet'in nasıl bir süreçte çalındığını ve ülkenin mevcut durumunun ne kadar ciddi olduğunu vurguladı. Ünver, ‘Bugün cumhuriyeti çaldılar. Tüm değerlerini, bağımsızlığı, egemenliği, halkçılığı, kamuculuğu, laikliği ortadan kaldırdılar. Geriye büyük bir yıkım, karanlığa doğru sürüklenen bir ülke kaldı,’ diyerek mevcut yönetim eleştirisini net bir şekilde ifade etti. Ünver, bu yıkımın, uluslararası sermayenin ve emperyalist merkezlerin çıkarları doğrultusunda hareket eden bir sınıf tarafından gerçekleştirildiğini savundu.

Ünver, aynı zamanda 12 Eylül dönemini de eleştirerek, ‘Aslında sermaye egemenliğiyle birlikte başlayan bir tasfiye süreci var. 12 Eylül'le başlayan karşı devrimci sürecin en temel özellikleri; Amerikancılık, gericilik, işçi düşmanlığı, özelleştirmecilik… İşte bugün Cumhuriyet düşmanlığıyla özdeş, böyle yükseldi ve nihayetinde bugün sermaye sınıfının çıkarlarıyla AKP'nin gerici, iş birlikçi, piyasacı karakteri örtüştü bu yaşadığımız karanlığa geldik,’ şeklinde konuştu. Ayrıca, tarikatların toplum üzerindeki etkisine ve bunun yol açtığı çürümenin boyutlarına da dikkat çekti. Yürüyüş, Cumhuriyet değerlerini yeniden inşa etme ve eşitlik, laiklik, bağımsızlık gibi temel ilkelere dayalı bir toplum oluşturma çağrısı olarak sona erdi.”} çağrılarını vurgulayarak, mevcut sistemin değiştirilmesi gerektiğini vurguladı. Etkinlik, Cumhuriyet'in yeniden canlandırılması için bir yol haritası çizdi ve toplumun farklı kesimlerini harekete geçirme hedefiyle gerçekleştirildi.