Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada ile gelecekteki ilişkilerin yönünü belirleme sürecinde önemli bir adım attı. Montreal'de düzenlenecek olan AB-Kanada Zirvesi öncesinde C.D. Howe Enstitüsü'nde gerçekleştirdiği konuşmada, 'ortak üyelik' olarak adlandırdığı yenilikçi modelini detaylandırdı. Bu yaklaşım, ikili ilişkilerin sınırlarını genişletmeyi ve Avrupa dışındaki diğer yakın ortaklara da kapı aralamayı amaçlıyor.

Von der Leyen, Kanada ile AB'nin birbirini tamamlayan iki önemli sistem olduğunu vurgulayarak, tam bir üyelik fikrinin pratik olmadığını, ancak ikilinin ilişkilerini en üst düzeye çıkarmayı hedeflediğini belirtti. 'Ortak üyelik' modeli, üyeliğin yerini, ortak bir vizyon ve hedeflere dayalı, daha esnek bir işbirliği anlayışıyla doldurmayı öngörüyor. Bu çerçevede, politik, ekonomik ve sosyal alanlarda yakın uyum, ortak projeler ve yenilikçi çözümler üretilmesi hedefleniyor. Örneğin, yapay zeka, iklim değişikliği, enerji güvenliği ve güvenlik gibi kritik konularda işbirliği, iki tarafın ortak çıkarlarını koruyacak şekilde yürütülecek.

Bu stratejik ortaklığın somut adımları arasında, Kanada'nın Erasmus programına daha fazla gencin katılımını teşvik etmesi ve araştırmacıların yenilikçi projelerde birlikte çalışabilmesi için Ufuk Avrupa programına katılımını güçlendirmesi yer alıyor. Ayrıca, iki parlamentolar arası diyalog, mahkeme işbirliği ve diğer alanlarda da yakın uyum sağlanması hedefleniyor. Von der Leyen, bu yaklaşımın, iki tarafın ortak hedefler doğrultusunda daha hızlı ve etkili bir şekilde ilerlemesini sağlayacağını savundu.

Ancak 'ortak üyelik' modeli, bazı Avrupa Birliği üye ülkeleri tarafından sorgulanıyor. Özellikle, Almanya, İtalya, Yunanistan ve Fransa gibi ülkeler, bu önerinin zirve sırasında ortak bir açıklamada yer almasına karşı çıkıyor. Bazı üye ülkeler, von der Leyen'in önerisini gündeme getirmeden önce kendilerine danışılmadığını belirtiyor. Bu durum, zirve öncesinde belirsizlik yaratırken, AB ve Kanada arasındaki ilişkilerde bir tür hassasiyet ve uzlaşma arayışının da yaşanmasına neden oluyor. Ortak açıklama taslağında, 'ortak üyelik' ifadesi yerine 'daha yakın ortaklık' ifadesine geçilmesi, bu itirazların bir sonucu olarak ortaya çıktı. Ancak AB Komisyonu, üye ülkelerle yoğun görüşmeler yoluyla bu konuyu çözmeyi ve ortak bir zeminde ilerlemeyi hedefliyor.