İstanbul’un kalbinden yitirilen Cem Akaş, Türkiye’nin edebiyat ve yayıncılık camiasına büyük bir dokunuşun sonunu getirdi. Can Yayınları’ndaki görevleri boyunca, sadece bir yayıncı değil, aynı zamanda bir yazar, editör ve çevirmen olarak kültürel zenginliğe önemli katkılar sağlamıştı. Son yolculuğuna uğurlanan Akaş, bir annenin acısını da beraberinde götürerek, sevenlerinin kalbinde derin bir iz bıraktı.

Tören, Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’nda gerçekleşti ve sanatçı Zülfü Livaneli gibi saygın isimlerin iştirakini gördü. Akaş’ın kaybı, edebiyat dünyasını derinden sarstı; onun nezaketi, dostluğu ve çalışma azmi, hepimizi derinden etkiledi. Cenaze sırasında, Livaneli’nin duygusal ifadesi, Akaş’ın sadece bir meslektaşı değil, aynı zamanda bir dost olarak hayatımızdaki yerini gözler önüne serdi. ‘Büyük bir trajedi… Nasıl katlanılır bilmiyorum,’ diyerek, Akaş’ın kaybının getirdiği acıyı ve çaresizliği en iyi şekilde ifade etti.

Can Yayınları Yönetim Kurulu Başkanı Can Öz, Akaş’ın sadece Türkiye için değil, uluslararası arenada da önemli bir figür olduğunu vurguladı. Öz’ün ifadeleri, Akaş’ın başarılarına odaklanmak yerine, başkalarının çalışmalarına yaptığı katkıları ve insanlığa olan bağlılığını öne çıkardı. ‘Eşine ender rastlanan, artık yetişmeyen, görmediğimiz kendiyle değil hep başkalarıyla meşgul, hep çalışan, kendini buna adamış,’ sözleri, Akaş’ın benzersiz kişiliğini ve çalışma felsefesini yansıtıyordu. Onun, edebiyata, sanata ve özellikle de diğer insanlara olan katkıları, unutulmayacak bir mirası temsil ediyor.