Yükseköğretim Kurumu (YÖK), eğitimde sürekli öğrenme ve bilgi birikimini destekleme misyonu doğrultusunda, önemli bir adım atarak yaşam boyu öğrenme alanında yeni bir dönemin önünü açıyor. Yürürlüğe giren ‘Mikro Yeterlilikler Çerçevesi’ ile üniversite dışında edinen bilgi ve becerilerin akademik çevreye entegrasyonu kolaylaştırıldıktan sonra, üniversitelerin Sürekli Eğitim Merkezleri (SEM) tarafından sunulan sertifika programları da ulusal bir kalite standardı altında değerlendirilmeye başlanacak.

Bu yenilikçi yaklaşım, SEM’lerde sunulan eğitimlerin kalitesini yükseltmeyi ve öğrencilerin başarıyla tamamladıkları programlardan elde ettikleri sertifikaların güvenilirliğini artırmayı hedefliyor. Ortak kalite standartları çerçevesinde yürütülen değerlendirme süreci, eğitim programlarının içeriklerini, öğretim yöntemlerini ve öğrenme çıktılarını belirgin bir şekilde yapılandıracak. Böylece, katılımcılar hem daha kaliteli bir eğitim deneyimi yaşayacak hem de elde ettikleri sertifikaların ulusal ve uluslararası alanda tanınabilirliği sağlanmış olacak.

YÖK tarafından 1 Ekim 2026'dan itibaren açılacak SEM sertifika programları, ilk kez merkezi olarak değerlendirilecek. Başarılı bir şekilde tamamlanan eğitimleri tamamlayan öğrencilere, YÖK tarafından e-Devlet Kapısı üzerinden dijital ortamda düzenlenecek ve doğrulanabilecek sertifikalar verilecek. Bu sistem, öğrencilerin belgelerinin güvenilirliğini artırarak kamu kurumları, işverenler ve diğer ilgili tarafların sertifikaların doğruluğunu elektronik ortamda teyit etmelerini sağlayacak. Bu da, eğitim belgelerinin güvenilirliği ve uluslararası görünürlüğünün güçlenmesine katkıda bulunacak.

YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, bu uygulamanın, bilgi toplumuna uyum sağlama ve bireylerin yaşam boyu öğrenme ihtiyaçlarını karşılama becerilerini geliştirme açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Yeni düzenlemenin, yükseköğretimde kalite güvencesini artırırken, yaşam boyu öğrenme anlayışını daha güçlü ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturmayı hedeflediğini ifade etti. Bu sayede, vatandaşların edindikleri bilgi ve becerilerin, ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak tanınması sağlanacak ve eğitimde fırsat eşitliğinin artırılması hedeflenecek.