Aydın’ın dağlık bölgelerinde, yüzyıllardır süregelen kestane hasadı geleneksel yöntemlerle devam ediyor. Bu yıl, özellikle 50 metrelik dev ağaçlardan indirilen kestanelerin toplanması, bölge ekonomisine büyük katkı sağlamaya hazırlanıyor. Kestanelerin, ‘dökek’ adı verilen özel alanlarda olgunlaşmış halde toplanması, hasat sürecinin en önemli aşaması olarak öne çıkıyor. Bu sayede, taze ve en lezzetli kestaneler tüketicilere ulaşacak.

Hasat işçileri, bu zorlu ve riskli meslekte bu yıl önemli bir ücret desteğiyle destekleniyor. Erkek işçilere 5 bin lira, kadın işçilere ise 2 bin 500 lira gündelik ödeniyor. Aydın kestanesi, kendine özgü aroması ve Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle korunması sayesinde, hem yerel halkın geçim kaynağı hem de uluslararası pazarda büyük ilgi görmeye devam ediyor. Hasat, sadece bir ürün toplama eylemi değil, aynı zamanda bölge halkının kültürel mirasının korunması ve yaşatılmasıdır.

Yüksekliği neredeyse 50 metreye ulaşan ağaçlarda gerçekleştirilen hasat, teknoloji ve gelenek arasında bir denge oluşturuyor. Eskiden sırıklarla yapılan hasat, günümüzde patoz adı verilen özel makinelerle desteklenerek daha verimli hale getiriliyor. Kestaneler, cinslerine göre ayrılır, temizlenir ve kozalaklarından ayrıldıktan sonra satışa hazır hale getiriliyor. Bu süreçte, hasat işçilerinin uzmanlığı ve tecrübesi büyük önem taşıyor.

Aydın’ın kestane hasadı, sadece ekonomik bir aktivite değil, aynı zamanda bölgeye olan turist akışını artırıyor. Kestane hasadının yaşandığı dağ köylerine yapılan ziyaretler, yerel halkın yaşam tarzını ve geleneklerini tanımak isteyen turistler için önemli bir fırsat sunuyor. Bu yıl, beklenenin üzerinde bir rekolte, Aydın’ın kestane üretim merkezi olarak konumunu daha da güçlendirecek ve bölgeye yeni iş olanakları yaratacaktır.