Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıl dönümünde Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), geçmişten dersler çıkararak geleceğe dair umutlu bir mesaj yayınladı. Cumhuriyet fikrinin, sadece bir devlet anlayışının değil, aynı zamanda halkların ortak geleceği için bir fırsat olarak değerlendirildiğini vurgulayan DEM Parti, bu yılın kutlamalarının, ülkemizin demokratik dönüşümünde önemli bir kilometre taşı olduğunu belirtti.
DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan'ın açıklamasına göre, Cumhuriyet'in temelinde yatan eşitlik, özgürlük ve adalet ilkeleri, günümüzün karmaşık sorunlarına çözüm bulmak için yeniden değerlendirilmelidir. Ortak bir gelecek inşa etmek için, farklı kimliklere ve inançlara sahip tüm vatandaşlarımızın, ortak değerler ışığında bir araya gelmesi gerektiği savunuldu. Cumhuriyetin, çoğul kimlikleri kapsayan bir zeminde güçlenerek, toplumun her kesiminin hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan DEM Parti, bu yaklaşımın, Türkiye'nin daha huzurlu ve müreffeh bir ülke olma yolunda önemli bir adım olacağına inandığını ifade etti.
Açıklamada, demokratik bir cumhuriyetin, halkın iradesine saygı gösterilerek, hukukun üstünlüğü ilkesiyle şekillendirileceği belirtildi. Kadınların eşitlikçi bir yaşam hakkı, emekçilerin güvenceli çalışma koşulları, gençlerin umutlu bir geleceğe sahip olma özlemi ve tüm vatandaşların adil yargılanma hakkı gibi temel hak ve özgürlüklerin, demokratik bir cumhuriyetin vazgeçilmez unsurları olduğu vurgulandı. Ayrıca, bağımsız bir yargının, özgür bir basının ve güçlü bir yerel demokrasinin, halkın iradesinin temsil edilmesi ve karar alma süreçlerine etkin bir şekilde katılımının sağlanması için gerekli koşullar oluşturduğu da belirtildi.
DEM Parti, Cumhuriyet'in kurucu ilkelerinin günümüzün ihtiyaçlarına göre demokratik ilkelere göre yeniden yorumlanması gerektiğini, bu sayede Türkiye'nin daha adil, eşitlikçi ve demokratik bir ülke olma potansiyelinin güçleneceğini savundu. Cumhuriyetin, farklı kimliklerin bir arada barış içinde yaşamasını sağlayacak bir zemin oluşturması, ortak yurttaşlığı ve değerleri güçlendirmesi gerektiği vurgulanarak,